Ana sayfa Temel Bilimler Biyokimya Tam Kan Sayımı

Tam Kan Sayımı

27
0

Kan analizi çoğunlukla hastalığının hikayesini anlatır. Tam kan sayımı veya hemogram, kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin sayısını gözler ve Veteriner hekime hayvanın anemik yani kansız olup olmadığını, enfeksiyonu olup olmadığını ya da kanıın phtılaşması ile ilgili bir hastalığı olup olmadığını anlatır. Test için gereken kan, pıhtılaşmayı engelleyen bir madde içeren bir tüpe alınır ve böylelikle kan pıhtılaşmaz.
Total kan sayımı (Complete blood cell=CBC) aynı zamanda hematokrit denen bir başka parametre daha içerir: bu parametre kırmızı kan hücreleri ile kan plazması arasındaki ilişkiyi gösterir. Normalden yüksek olan hematokrit değer hayvanın vücut sularından bir kısmını kaybettiğini veya susuz kaldığını ya da kan alındığı anda vücut sisteminin şokta olduğunu gösterir. Normalden düşük hematokrit değer ise hayvanın anemik (kansız) olduğunu gösterir.Total kan sayımı aynı zamanda kan hücrelerinin şekil, büyüklük, renk, veya görünüşlerindeki anormallikleri; birim miktardaki kanın kırmızı hücrelerinin gerçek sayısını; kan dolaşımında oksijen taşıyan “hemoglobin” denen komponentin varlığını da belirler. Bazı anemi türlerinde, köpeğin kırmızı kan hücre sayısı normal olmakla birlikte, tüm vücuda oksijen sağlayan hemoglobin miktarında yetersizlik sözkonusudur.

Total kan sayımı aynı zamanda beyaz kan hücrelerinin sayısını da değerlendirir. Beyaz kan hücreleri ya da beyaz küreler, vücudu enfeksiyonlara karşı korur. Köpekler için her bir beyaz küreye karşılık 600-700 kırmızı küre oranı normaldir. Beyaz kürelerin yükselmesi hayvanın vücudunda bir enfeksiyon olduğunu gösterirken, azalması, uzun süren bir hastalıktan dolayı vücudun zayıf düştüğünü anlatır.
Genel olarak “granülosit ve agranülosit “ olarak adlandırılan iki ana kategoriye bölünmüş olan beş ayrı tipte beyaz küre bulunmaktadır. Granülositler “nötrofil, eozinofil, bazofil” adı verilen beyaz kürelerden oluşur ve tamamı kırmızı kan hücreleri ile birlikte kemik iliğinde üretilir. Bu tip beyaz hücreler, hastalığa sebep olan organizmalara saldırır ve tahrip eder.
Lenfositler, agranüolsit sınıfına giren hücreler olup lenf nodülleri ile dalakta üretilir. Lenfosit sayısındaki düşüş enfeksiyon başlangıcında veya steriod adı verilen ilaçların kullanımını takiben oluşur. Lenfosit sayısındaki artış, uzun süredir mevcut olan bir hastalığa veya öldürücü bir kanser tipi olan lösemiye işaret eder.
Sonuncu beyaz kan hücre tipi ise monositler olup, hem kemik iliği hem de dalakta gelişirler ve enfeksiyöz organizmalara saldırarak hasarlı dokuların iyileşmesine yardım eden proteinler üretirler.
Trombositler, total kan analizinde incelenen üçüncü tip kan hücreleri olup kan pıhtısı oluştururlar ve böylece küçük bir yırtık ya da yara nedeniyle hayvanın ölmesini engellerler.
KANIN BİYOKİMYASAL ANALİZİ
Biyokimyasal testler yardımı ile kanın sıvı kısmı; karaciğer, böbrek, kalp ve kasların çalışması ile ilgili olarak ipuçları verecek olan enzim, şeker, nitrojen, mineral, protein ve kolesterol yönünden izlenir. Bu testler kan şekeri, kan üre nitrojeni, kreatinin, kalsiyum, total protein, bilirubin, alkali fosfataz, alanin aminotransferaz, kolesterol, sodyum ve potasyum seviyeleri ile ilgilidir. Bu testler, kan pıhtılaştıktan sonra çıkartılan serum kısımında incelenir.

-KAN ŞEKERİ TESTİ:
Bu test, yüksek şeker düzeyi varlığında diabet yani şeker hastalığı için, düşük şeker yoğunluğunda hipoglisemi için belirleyicidir. Hipoglisemi yani kan şekerinin düşüklüğü durumu, halsizlik ve denge bozukluğuna, özellikle süs köpekleri olarak sınıflandırılan ırklara mensup köpeklerde 6-12 haftalık erken dönemde; av köpeklerinde, uzun süren yorucu aktivite periyotlarında koma durumuna sebep olmaktadır. Yine uzun süreli hastalıklar hipoglisemi nedeniyle hayvanı komaya sokabilmektedir.
-KAN ÜRE NİTROJEN TESTİ:
Bu test, böbreklerin kandaki üre artıklarını yeterince uzaklaştırıp uzaklaştıramadığını ölçmektedir. Yüksek kan üre nitrojen düzeyi, böbrek rahatsızlığını, kalp rahatsızlığını veya hayvanda bir dehidrasyon yani sıvı kaybı durumu olduğunu gösterir.
-KREATİNİN TESTİ:
Kreatinin böbrekler tarafından dışarı atılır, kandaki düzeyinin yükselmiş olması böbreklerin fonksiyonlarında bozukluk olduğunu gösterir.
-KALSİYUM TESTİ:
Kan kalsiyum düzeyindeki değişiklikler kalp ve kas bozukluklarında, emzirmekte olan annelerde süt humması adı verilen rahatsızlıkta, bazı tür kanserlerin, böbrek rahatsızlıkları ya da pankreas hastalıklarında sözkonusudur.
-TOTAL PROTEİN TESTİ:
Total protein düzeyi, toplam albumin ve globulin ölçümünü içerir; kimi kez beslenmenin yetersiz olduğunu, kimi kez kronik enfeksiyöz hastalıkların varlığını, böbrek ve karaciğer hastalıklarını gösterir. Lenf- kemik iliği kanserlerinde düzeyi artar.
-BİLİRUBİN:
Bilirubin, hemoglobinin parçalanması sonucu ortaya çıkan bir madde olup, kırmızı kan hücrelerindeki harabiyet artışını veya karaciğer rahatsızlığını gösterir.
-ALKALEN FOSFATAZ TESTİ:
Alkalen fosfataz, bazı tip karaciğer ya da kas rahatsızlıklarında yükselir.
-ALANİN TRANSFERAZ:
Bu enzimin yükselmesi ise, karaciğer fonksiyonlarındaki bozulmayı gösterir.
-KOLESTEROL TESTİ:
Kolesterol düzeyinin yükselmesi köpeklerde insanlardaki gibi coroner arter rahatsızlıklarına bağlı olmamakla birlikte, tiroit bezinin fonksiyonlarını yeterince yerine getirmediğini, böbrek üstü bezinin normalden fazla çalıştığını veya safra kanallarında tıkanıklıkla seyreden bir hastalık bulunduğunu gösterir.
-SODYUM VE POTASYUM TESTLERİ:
Sodyum ve potasyum düzeylerinin ölçümü, böbrek üstü bezi, kalp ve böbrek hastalıklarında önem taşımaktadır. Söz konusu parameterler bazı tip ilaç kullanımında değişikliğe uğramaktadır.
HASTALIK YAPAN ORGANİZMALAR:
Kan testleri aynı zamanda enfeksiyöz hastalık ajanları ile parazitlerin varlığını da gösterir. Gençlik hastalığı, enfeksiyöz hepatit ve yenidoğan herpes enfeksiyonu virusu gibi viruslar kan testlerinde belirlenebilir. Lyme hastalığı gibi bazı hastalıklar ise doğrudan hastalığa sebep olan organizma yerine bakteriye karşı vücudun oluşturduğu antikorların saptanmasıyla belirlenir. Heartworm gibi hastalıklar ise kan örneğinin incelenmesi ile anlaşılır.

BİR CEVAP BIRAK