Ana sayfa Zootekni ve Hayvan Besleme Hayvan Besleme ve Bes. Hastalıkları Yumurta Tavuklarında Zorlamalı Tüy Dökümü, Nedenleri Ve Uygulama Yöntemleri

Yumurta Tavuklarında Zorlamalı Tüy Dökümü, Nedenleri Ve Uygulama Yöntemleri

11861
0

Ticari yumurtacı sürülerde 12-14 aylık bir verim dönemi sonrasında yumurta verimi ve kalitesi azalmakta ve tavukların pek çoğunda doğal tüy dökümü başlamaktadır. Zorlamalı (yapay) tüy değiştirme uygulaması ile sürüden yararlanma süresi önemli ölçüde uzatılabilmektedir.

Ticari yumurta tavukçuluğunda yüksek yumurta verimi yönünde ıslah edilmiş yumurta verim yönlü hibritler kullanılmakta, bu hayvanlar 18-20 haftalık yaşta verime başlamakta, 29-30. haftalarda pik verim düzeyine (%90-95) ulaşmaktadırlar.

Daha sonra yumurta verimi yavaş bir azalma eğilimine girmektedir. Yumurta verim dönemi başladıktan sonra yaklaşık 12-14 ay süreyle karlı bir şekilde verim elde etmek mümkün olmaktadır. Bu esnada tavuklar 72-80 haftalık yaşa ulaşmaktadır.

Sürüsü yumurta verim döneminin sonuna yaklaşan üreticilerin iki seçeneği bulunmaktadır; ya sürüyü yenilemek ya da zorlamalı tüy değiştirme yöntemleriyle bir süre daha yumurta verimi elde etmek

DOĞAL TÜY  DÖKÜMÜ

Kanatlılarda tüy dökümü normal fizyolojik bir olaydır. Her iki eşeyde de görülür. Evcilleşmemiş kanatlılar kış mevsiminin başlangıcında, çiftleşme dönemi ve göç mevsimi öncesinde yıpranmış tüylerini dökme eğilimindedirler. “Doğal tüy dökümü” olarak adlandırılan bu olay esnasında , sırasıyla baş, boyun, göğüs, sırt, kanat ve kuyruk bölgesindeki tüyler dökülür. Gün ışığının azalması, yem ve su yetersizliği ve hastalık gibi zorlamalı tüy dökümünü uyarıcı etmenlerdir.

Ticari yumurtacılarda olağan tüy dökümüne uzun ve yoğun bir yumurtlama döneminden sonra (12-14 ay) girilmektedir. Tüm sürüde tüylerin yenilenmesi, dışarıdan etkilenmediğinde 5 aya kadar uzayabilen bir dönemde tamamlanır ve bu dönemde yumurta verimi bir hayli azalır, hatta bazı tavuklarda tamamen durur

ZORLAMALI TÜY DEĞİŞTİRME

Günümüzde tüy değiştirme olayı özel yöntemlerle denetim altına alınabilmekte, böylelikle sürüdeki hayvanların hep birlikte tüy değiştirmeleri sağlanarak tüy döküm dönemi kısaltılabilmektedir. Böylece istenilen zamanda tüy değiştirme uygulanarak kısa bir süre sonra tekrar yumurta alınabilmektedir. Özel yöntemlerle tavuk sürülerine herhangi bir zamanda tüy döktürmek ve tekrar yumurta verimine başlatmak olayına “Zorlamalı Tüy Değiştirme” denilmektedir. Tüy dökümünden sonraki verim dönemine de “ikinci verim yılı” denmektedir.

Tavukçuluk endüstrisi gelişmiş ülkelerde, tavukları birinci verim yılı sonunda tüy dökümüne sokarak ikinci verim yılında kullanmak o kadar yaygınlaşmıştır ki belirli bir yetiştiricilik şeklini almıştır. İkinci verim dönemini takiben bir kez daha zorlamalı tüy değiştirme uygulayıp bir dönem daha verim alınabilir.

NEDENLERİ

  1. Zorlamalı tüy değiştirme yöntemlerinin uygulanması üreticileri piliç büyütme masrafı yapmaktan kurtarmaktadır.
  2. İkinci verim yılında yumurta büyüklüğü daha da artar. Yumurtalar büyüklüklerine göre veya kilo ile satıldığında ekonomik kazanım söz konusudur.
  3. Birinci verim yılının sonuna doğru bozulan kabuk    kalitesi, tüy dökümü sonrasındaki 3-4 ay süresince oldukça yüksektir, bundan sonra tekrar gerilemeye başlar
  4. Tavukları zorlamalı tüy dökümüne tabi tutarak 2. ve hatta 3. dönemlerde de yumurta üretmek mümkündür.
  5. Genellikle yeni piliç fiyatlarının yüksek, buna karşılık hayvanların elden çıkarılma bedellerinin düşük olduğu ülkeler için önemli olmaktadır.
  6. Ülkemizde de piliç eti endüstrisinin hızlı bir gelişme içinde olması ve halkımızın kaliteli tavuk eti tüketimi alışkanlığını kazanmakta oluşu gibi nedenlerle, ticari yumurta üreticilerinin 1. verim dönemi sonunda tavuklarını yıldan yıla gittikçe azalan fiyatlarla elden çıkarabilmesine yol açmaktadır. Bu durum, zorlamalı tüy dökümü uygulamasının ülkemizde de gittikçe daha fazla önem kazanmasını gündeme getirmiş bulunmaktadır

Şunları da unutmamak gerekir

  • Yapay tüy dökümünden sonraki dönemde ölüm oranı ilk yumurtlama döneminden yaklaşık % 20 daha yüksektir
  • İkinci verim yılı daha kısadır, genellikle 8 aydan fazla sürmez, hatta 6 aylık karlı bir dönem söz konusudur. Damızlıklarda bu süre daha da kısadır
  • İkinci verim yılında yumurta iç kalitesi de birinci verim yılına nazaran daha düşük olmaktadır.

ZORLAMALI TÜY DEĞİŞTİRMENİN ETKİLERİ

    Vücuttaki Etkileri

1)Hormonal Değişiklikler:

Yumurtanın kesilmesi sırasında ovulasyonun engellenmesinin ve ikinci yumurtlama yılında tekrar başlamasının hipotalamus, hipofiz ve ovaryumun salgıladığı hormonların birbiri ile etkileşimi sonucu gerçekleştiği kabul edilmektedir
Değişik tüy döküm uygulamaları serum luteitrop hormon,estrojen ve progesteron düzeyinde azalmayla sonuçlanmıştır.

2)Morfolojik Değişiklikler:

  1. a) Canlı Ağırlık: Uygulanan yöntemin şiddetine, sürekliliğine bağlı olarak tüy dökümü sırasında değişik düzeylerde canlı ağırlık kayıpları görülür. Bu ağırlık kayıplarının ¼ ‘inin karaciğer, ovaryum ve ovidukt‘taki küçülmeden kaynaklandığını, kalanın büyük kısmının da kas kitlesindeki azalma ve yağ dokunun kullanılmasından ileri gelebileceği bildirilmiştir
  2. b) Karaciğer ve Üreme Organları: Değişik tüy döküm yöntemlerinin uygulanması sonucunda karaciğer, ovaryum ve oviduktta en yüksek derecede küçülme en düşük canlı ağırlık düzeyine ulaşıldığında gerçekleşmiş, canlı ağırlık kaybı yükseldikçe küçülme artmış ve bu organların eski hallerine dönmeleri için gerekli olan süre de uzamıştır
  3. c) Tüylenme Durumu: Tüy kaybının yoğunluğu ile yumurta verimsiz geçen sürenin uzunluğu arasında olumlu bir ilişki bulunduğu kabul edilmektedir. Yapılan araştırmalarda yem–su–ışık sınırlaması ile zorlanım uygulanan tavukların hemen hemen tümünün tüylerini döktüğü, sodyumca yetersiz karma ile beslenenlerin ise tüylerini çok yavaş kaybettikleri saptanmıştır. Kalsiyumca yetersiz karma ile beslenenlerde de önemli ölçüde tüy dökümü olmuş, fakat yeni gelen tüylerin büyümesi gecikmiştir. Ayrıca çinkolu karma kullanımının yem–su–ışık sınırlamasına dayanan yönteme oranla daha fazla tüy dökümü ile sonuçlandığı saptanmıştır

Verimle İlgili Çeşitli Özelliklere Etkisi

Genel olarak ZTD ‘nin başlangıcından sonraki 5. 6. günlerde yumurta verimi tamamen durur ve beslenmeye bağlı olarak bu düzeyini korur. İkinci verim dönemi başladıktan sonra 4. – 7. haftalarda % 50 verim düzeyine 10.-12. haftalarda ise yumurta verimi en yüksek noktaya yani pike ulaşır. İkinci verim dönemindeki pik verim genellikle birinci döneme ait pik verimden %10 daha düşüktür.
Kabuk niteliğindeki iyileşmenin dinlenme süresi ile pozitif ilişkili olduğu bilinmektedir. ZTD sonrasında yumurta ağırlığının da artış gösterdiği pek çok araştırıcı tarafından saptanmıştır.

Zorlamalı Tüy Dökümü Metotları

Yumurta tavuklarına normal olarak 12–15 aylık verim dönemlerini tamamlamadan tüy döktürme programı uygulanmaz

Genel kural olarak ilk dönemde verimi düşük olan sürüler tüy dökümüne sokulmaz.Yüksek verimli genotiplerle zorla tüy değiştirmeye başvurmanın olumlu sonuç vereceği bildirilmektedir.

  • Zorlamalı tüy dökümü yöntemiyle tavuklarda yumurta üretim döneminin uzatılmasında iki genel program uygulanmaktadır:

 

  1. İki verim dönemli tüy döküm programı: Bu programda iki verim dönemi arasında zorlamalı tüy dökümü uygulaması yapılır. İki dönemli program; 10-12 aylık ilk yumurta üretim dönemi + 6-8 haftalık zorlamalı tüy dökümü + 7-9 aylık ikinci yumurta üretim dönemi = 19 – 22 aylık toplam üretim dönemi şeklindedir
  2. Üç verim dönemli zorlamalı tüy döküm programı: Bu programda iki zorlamalı tüy dökümü uygulaması ile toplam üç verim dönemi vardır. Bu programda verim dönemlerinin her biri bir önceki programa göre daha kısa olmakla beraber toplam üretim dönemi daha uzundur. Üç dönemli program; 8–9 aylık ilk yumurta üretim dönemi + 6–8 haftalık zorlamalı tüy dökümü 7–8 aylık ikinci üretim dönemi + 6–8 haftalık zorlamalı tüy dökümü + 7–8 aylık üçüncü yumurta üretim dönemi = 25 – 29 aylık toplam üretim dönemi şeklinde özetlenebilir. Bu program ayrıca 8+8+8 şeklinde de tarif edilir
  3. Zorlamalı tüy değiştirme çeşitli şekillerde gerçekleştirilmekte olup bunlar başlıca
    3 ana gruba ayrılabilir;
  1. Çeşitli Kimyasal Maddeler, İlaçlar Ve Hormonların Verilmesi,
    2. Besin Maddelerince Rasyonlar Da Kısıtlamaya Gidilmesi,
  2. Su, Yem Ve Işığın Kısıtlanması

Çeşitli Kimyasal Maddeler, İlaçlar Ve Hormonların Verilmesi

Bu yöntemlerle tavukların çeşitli kimyasal madde veya hormonlar verilerek yumurtayı kesmeleri ve dinlenme dönemine girmeleri sağlanır. Bunun için; tiro aktif veya antitroid bileşikler, çinko ilavesi, iyot ilavesi, alüminyum ilavesi, progesteron, deoksikortikosteron, yüksek dozda 2-acetyl-amino-5-hydrothiazole, 5-13 gün süreyle 20.000 ppm çinko oksit, 1 hafta süreyle 1(α-methyl-allyl) 6–methyldithiobiurea kullanılması, ipil-ipil veya kao haole adı verilen uzak doğuda yetişen bir ağacın kurutulmuş yapraklarını rasyona % 20 düzeyinde katılması, 13 gün süreyle methallibure isimli ilacın 70 ppm düzeyinde katılması yöntem olarak kullanılabilir

Enheptin, nikarbazin, methallibure ve tamoxifenin kullanılmasıyla da yumurta verimi kesilebilmektedir. Enheptin’in % 0.10–0.15 arasında katıldığı ve bu yemin 3–14 gün süreyle verilmesi sonucunda yumurta üretiminin 7–10 gün içinde durduğu ve normal yemlemeye geçildikten 3–4 hafta sonra yumurta veriminin tekrar başladığı görülmüştür. Benzer şekilde yeme 40 ppm nikarbazin ve 1500 ppm methallibure ilavesiyle yumurta üretimi sırasıyla 4–10 ve 14 günde durmaktadır. Tamoxifenin ise, 20–80 mg dozunda kas içine enjekte edildiğinde yumurta üretiminin 4 günde durduğu ve yem tüketiminin % 30– 50 düzeyinde azaldığı görülmüştür..

Tiroksin’inde yumurta üretimini durdurarak tüy dökümünü sağladığı bildirilmiştir. Tavuklara kortikosteron verilmesi de ovaryum ve ovidukt’un hızlı bir şekilde küçülmesine neden olarak yumurta verimini durdurmaktadır   Yüksek düzeyde iyot kullanımı tüy dökümüyle yada tüy dökümü olmadan yumurta verimini durdurmaktadır.2500-5000 ppm düzeyinde iyot olacak şekilde karma yeme ilave edilen potasyum iyodürün yumurta üretimini bir hafta içinde durdurduğunu bildirmişlerdir. Bu uygulama sonunda hızlı bir şekilde yumurta üretimi tekrar başlamıştır. Karma yemdeki iyot düzeyinin 2500 ppm’in altında olması yumurta üretimini tamamen durdurmada etkili olmamaktadır.

Rasyona Alüminyum ilavesi de tüy dökümünde bir yöntem olarak kullanılmaktadır. Alüminyum tavuklarda yem tüketiminin azalmasına neden olur. Bu yöntemde yumurta veriminin tamamen durması için 2 haftadan daha fazla bir süre gereklidir. Ondört haftalık ikinci yumurtlama dönemi süresince  verim performansı, yemin uzaklaştırılmasıyla uygulanan zorlamalı tüy döküm yöntemine benzemektedirTüy dökümünde kullanılan ilaç ve hormonların maliyeti ve etkinliklerinin düşük olması kullanımlarını azaltmaktadır

Bu tür kimyasallarla yapılan uygulamalar bazı ülkelerde yasaklı durumundadır. Çünkü bu yöntemlerin insan sağlığı üzerindeki etkileri tam olarak ortaya konmuş değildir .

Besin Maddelerinin Rasyonlarda Kısıtlanması

Bu yöntemde tavukların rasyonlarında protein, enerji, kalsiyum ve sodyum gibi besin maddelerince kısıtlama uygulanarak tavukların yumurta verimlerinin durdurulması amaçlanır. Normal olarak verim dönemindeki bir tavuğun verimini devam ettirebilmesi için gerekli besin maddeleri ihtiyacı; ham protein % 16-17, metabolik enerji 2650-2700 kcal/kğ, kalsiyum % 3.4-4.0, sodyum %0.15 ‘dir

Besin maddelerinin birinin veya birkaçının rasyondaki oranının düşürülmesi ile tavuklarda verim duracak ve tavuklar tüy dökümüne gireceklerdir. Uygulamada dikkat edilecek husus besin maddeleri miktarının verim için yeterli düzeyde olmaması, bunun yanında hayvanın yaşaması için gerekli besin maddesi ihtiyacını da karşılamasıdır. Bunun için rasyondaki besin maddeleri miktarları; ham protein % 7-8, metabolik enerji 1900-2100 kcal/kğ, kalsiyum % 0.3, sodyum % 0.038 olarak ayarlanabilir.

Düşük düzeyde kalsiyum içeren rasyonlarla tavukların beslenmesi yumurta verimini azaltmakta fakat tamamen durdurmamaktadır. Bu yöntemle oluşturulan tüy dökümünden sonraki pik yumurta verimi, yemin uzaklaştırılması ile oluşturulan tüy dökümünden sonraki kadar  yüksek olmamaktadır. Düşük kalsiyum içeren rasyonla beslenen pek çok tavukta paraliz ve osteoporoz görüldüğünü ve kalsiyumu düşük düzeyde içeren rasyonlarla beslemenin aktivitede ve gagalamada artışa neden olduğunu gözlemlenmiştir.32 haftalık tavuklarda rasyondaki kalsiyumun % 0.05 olmasının 35 günde yumurta verimini %5’den daha düşük düzeye düşürdüğünü bildirilmiştir.Yapılan araştırmada,rasyonda kalsiyumun % 0.09 ve fosforun % 0.32 düzeyinde olmasının yumurta verimini 10 aylık tavuklarda 14 günde % 55 den % 3’e, 6 aylık tavuklarda ise 42 günde % 70’den % 2’ye düşürdüğü bildirilmiştir.

Tuz içermeyen veya düşük sodyum içeren yemlerin tüy dökümünde kullanılması sınırlı bir başarıya sahiptir. Bu metot diğerlerine göre ikinci üretim döneminde yumurta veriminin daha düşük olmasına neden olmaktadır. Düşük sodyumlu rasyonların 15 gün içinde yumurta verimini durdurduğunu bildirilmiştir. Düşük düzeyde sodyum kapsayan rasyonlarla besleme (<40 ppm) yem tüketiminde % 45’e varan bir azalmaya yol açmaktadır  % 0.13 sodyum kapsayan karma yemle, 5 hafta içerisinde yumurta veriminin % 60’dan % 15’e düştüğünü kaydetmişlerdir.

Fakat rasyonda sodyum kısıtlaması tavuklarda tüy  yolmaya ve kanibalizmin oluşmasına neden olmaktadır .
Bu yöntem pratik uygulamada genellikle 3. yöntem olan yem su ışık kısıtlamasıyla iç içe geçmiştir. Yem kısıtlaması da aslında bir bakıma besin maddelerinin normal düzeyden daha düşük miktarda alınmasını sağlar

 YEM SU VE IŞIĞIN KISITLANMASI

Pratik olarak bütün tüy dökme programlarında birkaç gün yemleme yapılmaz. Bazı programlarda ise, birkaç gün süreyle hayvanlara sadece tane yemler yedirilerek dengelenmemiş bir rasyonla stres yaratılmaya çalışılır. Çoğu programlarda ise, yemleme kısıtlamasının başlangıç döneminden sonra tüy dökümünü tamamlamak amacıyla dane yemlemesi uygulanır.

Su kısıtlaması tek başına verimi durdurmak için önerilen bir yöntem değildir. Açlık ve yem kısıtlaması ile birlikte kullanılabilir. Ancak hava sıcaklığının yüksek olduğu dönemlerde çok dikkatli bir şekilde uygulanmalıdır. Ayrıca zorlamalı tüy değiştirme programının su kısıtlaması da içermesi durumunda ikinci verim yılında yumurta büyüklüğünde daha belirgin bir artış söz konusu olmaktadır. Bu da istenmeyen bir durumdur

Işık kısıtlaması tüy döküm programının önemli kısımlarından biridir. Aydınlatma süresi 8 saat veya aşağısına indirilir. Çevre kontrollü kümeslerde uygulanabilen bu yöntemin, yaz günlerinde perdeli kümeslerde uygulanması zordur.
Uygulanmakta olan programların pek çoğu sadece aydınlatma, sadece yem veya sadece su kısıtlaması şeklinde olmayıp, genellikle her üçünün belirli oranlarda ve birlikte uygulanmasıyla oluşan karma programlardır.
Yem – su – ışık sınırlaması temeline dayana pek çok zorlamalı tüy değiştirme programı geliştirilmiştir

Bu esasa dayanan pek çok molting programı bulunmasına karşın temel olarak Geleneksel, California ve Washington metodları bulunmaktadır

  1. Geleneksel Tüy Dökme Programı

Penceresiz kümeslerde uygulanır. İlk iki gün su ve yem verilmez. Günlük ışık süresi ilk gün hemen 8 saate düşürülür ve bu uygulamaya 60. gün sonuna kadar devam edilir. Üçüncü gün yumurtacılarda her 100 tavuğa 4.5 kg. , broyler damızlıklara da her 100 tavuğa 6.8 kg. yem ve serbestçe su verilir. 4. gün yem ve su verilmez. Yem ve su bu tarzda bir gün verilir bir gün verilmez. Bu işleme 10. güne kadar devam edilir. 10. gün ile 60. günler arasında hayvanlara her gün serbestçe su verilirken, tam yemlemede tükettikleri yemin sadece %75’ i her gün verilir, 61. gün tam yemlemeye geçilir, günlük ışık süresi 14-16 saate çıkarılır.

  1. Washington Tüy Dökme Programı

İlk gün ışık süresi 8 saate düşürülür. Işıkla ilgili uygulamaya 50. güne kadar devam edilir. 2. ve 3. günler yem ve su verilmez. 4. gün sadece su verilir. 5. ile 50. günler arasında her 100 yumurtacı tavuğa 2.7 kg ve her 100 broiler damızlık tavuğa da 3.6 kg normal yem verilir. Sürü % 1 yumurta verimine ulaştığı günden itibaren tam yemlemeye geçilir. 50. gün ışık süresi 14–16 saate çıkarılır. İlave kalsiyum yemlemesi geleneksel yöntemdeki gibidir.

  1. Kaliforniya Tüy Dökme Programı

Kaliforniya tüy dökme programının özelliği su kısıtlamasının hiç uygulanmamasıdır. Bu nedenle sıcak mevsimlerde rahatlıkla uygulanabilir. Ancak bu programın başarılı olabilmesi için günlük ışık süresinin 8 saate düşürülmesi gerekir. Buna göre, ilk 10 gün hiç yem verilmez. Böylece hayvanlar uzun süren bir açlık periyarasında yumurta oduna sokulmuş olur. 11 ile 30. günler arasında dane yem olarak darı veya mısır, yada buğday verilir. 31. ile 68. günler yemine geçilir ve günlük ışık süresi tedrici olarak 14-16 saate çıkarılır. Bu yöntemde yumurta verimi 6-7 gün içersinde tamamen kesilir. Açlık devresi sırasında ölümler aşırı derecede artarsa dane yem vermeye başlanmalıdır

Son yıllarda genel eğilim ayrıntılı programlarla uğraşmak yerine sürünün canlı ağırlığının % 25-30’unu kaybedene dek aç bırakılması ve bu esnada da ek aydınlatmanın kaldırılmasıdır

Sonuç

  • Tavukları zorlamalı tüy dökümüne tabi tutarak 2. ve hatta 3. dönemlerde de yumurta üretmek mümkündür. Bu uygulama, genellikle yeni piliç fiyatlarının yüksek, buna karşılık hayvanların elden çıkarılma bedellerinin düşük olduğu ülkeler için önemli olmaktadır. Bu gibi ülkelerde yumurta fiyatlarının düşük olduğu dönemlerde çeşitli metotlarla sürüler zorlamalı tüy dökümüne sokulabilmektedir.Uygun yöntemlerin etkili bir şekilde uygulanması ve sürünün de bu açıdan iyi bir kondisyonda olması kaydıyla, ikinci verim döneminde elde edilen verimler oldukça tatminkar bulunmaktadır. Ülkemizde de piliç eti endüstrisinin hızlı bir gelişme içinde olması ve halkımızın kaliteli tavuk eti tüketimi alışkanlığını kazanmakta oluşu gibi nedenlerle, ticari yumurta üreticilerinin 1. verim dönemi sonunda tavuklarını yıldan yıla gittikçe azalan fiyatlarla elden çıkarabilmesine yol açmaktadır

Bu durum, zorlamalı tüy dökümü uygulamasının ülkemizde de gittikçe daha fazla önem kazanmasını gündeme getirmiş bulunmaktadır.Ancak ZTD’ye giren sürülerde bağışıklık düzeyinin gerilemesi sonucu hastalık görülme olasılığının artması ve bu nedenle çeşitli ilaçların kullanılması nedeniyle özellikle Avrupa’da bu uygulamaya karşı tepki oluşmaktadır.

Ayrıca Avrupa parlamentosunun yasalaştırdığı hayvan refahına ilişkin kısıtlamalar çerçevesinde hayvanları aç bırakmak tamamen yasaklanmamış olmakla birlikte pek tasvip edilmemektedir. Buna karşılık serbest dolaşımlı (free-range) sistemde ZTD uygulaması yasaktır. Bu gelişmeler ve eğilimler doğrultusunda hayvan refahı prensipleri ile daha uyumlu yöntemler geliştirilmelidir

KAYNAKLAR

  • AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, 2003, 16(2),199-210
  • Olfaz, M., Saylam, K., 1990. Zorlamalı Tüy Dökümünün Hormonlarla Kontrolü ve Çeşitli Tüy Döküm Metodlarının Mukayesesi. Teknik Tavukçuluk Dergisi.
  • TÜRKOĞLU, M., Zorlamalı Tüy Dökümünün Esasları ve Uygulamalardan Örnekler
    YALÇIN, Z. S., 1990. Değişik Yaşlarda Uygulanan Kimi Zorla Tüy Değiştirme Yöntemlerinin Yumurtacı Sürülerde Verimle İlgili Çeşitli Özelliklere Etkileri Üzerinde Araştırmalar. E.Ü.Z.F. Doktora Tezi.

BİR CEVAP BIRAK