Ana sayfa Zootekni ve Hayvan Besleme Hayvan Besleme ve Bes. Hastalıkları Yemlerin İşlenmesinin Beslenme Üzerine Etkileri

Yemlerin İşlenmesinin Beslenme Üzerine Etkileri

393
0

 

  • Yemlerin işlenmesi , yemlerin besin değerlerini artıracak ve kullanılmaları durumunda onlardan en yüksek kazancı sağlayacak şekilde yem maddelerinde meydana gelen tüm değişmeleri kapsar.
  • Bu işlemler , fiziksel ve kimyasal yolla olabilir.
  • Fiziksel işlemler ; nem ilavesi veya azaltılması ,ısı ve basınç uygulama , partikül büyüklüğünü değiştirme ile olur.
  • Kimyasal işlemler ise ; nişastanın yapısını değiştirmek ve protein matriksini parçalamak için uygulanır.

YEMLERİ İŞLEMENİN AMAÇLARI

  • Karlılığı artırmak
  • Partikül büyüklüğünü değiştirmek,
  • Nem oranını değiştirmek,
  • Yem yoğunluğunu değiştirmek,
  • Yemin lezzetini değiştirmek,
  • Yemin besin maddeleri içeriğini değiştirmek,
  • Besin maddelerinden yararlanmayı artırmak,
  • Antinutrisyonel faktörlerin yok edilmesi,
  • Depolama kalitesini artırmak,
  • Mekanizasyonu sağlamak ve depolama alanını azaltmak,
  • Yemlerde zararlı etkenleri azaltmak,

 

KONSANTRE YEMLERİ İŞLEME YÖNTEMLERİ

  1. MEKANİK İŞLEMLER
  2. ISI UYGULAMALARI
  3. NEM ORANINI DEĞİŞTİRME
  4. KALIPLAŞTIRMA
  5. SIVI KATKILAR
  6. FERMENTASYON İŞLEMLERİ
  7. ÇİMLENDİRME
  8. BAZI PROTEİN KAYNAKLARININ İŞLENMESİ
  9. YAĞLARIN İŞLENMESİ
  10. MEKANİK İŞLEMLER
  • Kabuğun alınması (Dehulling)
  • Kırpma (Clipping)
  • Öğütme (Grinding)
  • Ezme (Rolling)
  • Sıkıştırma (Extruding)

1.1.Kabuğun alınması ( Dehulling ) :

Tanelerden , sert  kabuklu yemişlerden ve bazı meyvelerden kabuk örtüsünün ayrılmasıdır.

  • Kabuk kısmı ham selülozca zengin olup tek midelilerde düşük sindirim derecesine sahiptir. Tahıllardan arpa , yulaf ve pirincin kabukları çıkarılır .
  • Soya fasulyesi , pamuk tohumu , ayçiçeği ve yer fıstığı gibi yem maddelerinin kabuklu halde besleyici değeri düşüktür .
  • Kabuğu alınmış küspelerin selüloz oranı azalırken , ham protein ve enerji düzeyi artar.
  • Örneğin; kabaca öğütülmüş kabuklu pamuk tohumu küspesinde %22 HP bulunurken , kabuksuz ve un halindeki aynı küspede HP %50’dir.

1.2 Kırpma ( Clipping ) :  Büyük çoğunlukla  yulaf için uygulanan bir uygulamadır .Bu metodun esası tanelerin uçlarını uzaklaştırarak selüloz içeriğinin düşürülmesidir.

1.3 Öğütme (Grinding ) : Karma yem üretiminde ham maddelerin öğütülmesi üretimin en önemli safhasını oluşturur. Karma yem üretiminde özellikle tahılların öğütülmesinde kabuk ,  kavus ve tanenin diğer kısımlarından ayrılması söz konusu değildir . Buna karşılık değirmencilikte taneler öğütüldükten sonra kepek ve un kısmı ayrılır.

Karma yem üretiminde ham maddelerin   öğütülmesinin sağladığı faydalar

  • Homojen dağılım
  • İyi bir karışım
  • İyi ve hızlı sindirim
  • Aromatik yağ asitleri
  • Kolay ve sağlam pelet üretimi

Günümüzde yem fabrikalarında öğütme işlemleri çekiçli değirmenlerde yapılır :  

a.Çarpma- vurma ile öğütme

b.Keserek öğütme

c.Sürtünmeyle öğütme

1.4. Ezme (Rolling ) : Tane yemler silindir arasından geçirilerek düz ,yassı partiküller haline getirilir.Başta koyun olmak üzere sığırlara karma yem dışında verilir.

 a.Kuru ezme (Dry Rolling)

 b.Yaş ezme (Steam rolling)

 

 

 1.5 Buharla sıkıştırma (Ekstrüzyon):

  Tahılların besleyici değerini artırmak amacıyla buharla ısıtılarak yumuşatılması, öğütülüp basınç altında burgulu çelik konik borudan geçirilmesi.

Eksrüde soya yedirildiğinde elde edilen canlı ağırlık artışı, eksrüde soya yerine aynı miktarda soya yağı ilave edilen rasyonları tüketen hayvanlardan daha yüksek bulunmuştur.

  • Nişastanın Jelatinleştirilmesi: Tahılların pişirilmesinde temel nişastanın jelatinleştirilmesidir. Jelatinleştirme, nişasta taneciğinin geriye dönüşü olmayacak şekilde yıkılmasıdır. Besinlerde veya yemlerde jelatinleştirme nem, ısı, mekanik enerji veya basınç farkı, pH değiştirme gibi kombinasyonlar uygulanarak gerçekleştirilir.
  • Nişastanın Jelatinleştirilmesinin sindirime iki önemli etkisi vardır:
  1. Jelatinleştirme ile nişastanın büyük miktarda su absorbe etme yeteneği artar.
  2. Enzimler nişastanın bağlarını koparır ve daha iyi çözünmesini sağlar.

                           2.ISI UYGULAMALARI

Isıtma (ısıl işlem) veya Kaynatma:

Acı ve zehirli madde içeren bir çok yemlerin ısıtılması veya kaynatılması bu gibi maddelerin parçalanmasına veya etkilerinin azaltılmasına yol açar.

Keten tohumundaki linemarin , patateste solanin ve baklagillerde  legumin maddeleri ısıtıldıklarında zararlı etkilerini kaybetmektedirler. Yalnız burada  kaynatma suyunun hayvanlara veril-memesine kesinlikle dikkat etmek gerekir.

 

  • Yüksek ısı aminoasitler ve vitaminler ile diğer bazı besin maddelerini tahrip eder.
  • Uygun ısıtma ise karbonhidrat ile proteinlerden yararlanma derecesini artırır, yağların daha iyi değerlendirilmesini sağlar ve enerji düzeyini yükseltir.
  • Dolayısı ile besi performansını olumlu yönde etkiler.

2.1 Kuru Isıtma Yöntemi : Bu işlem tanelerin kuru hava ile kuşatılmasıdır. Sıcaklık süratle değiştirilebilir. Tane rutubet içeriği düşük olduğundan depolama kolaylığı sağlar.

Kuru ısıtma yöntemlerinden başlıcaları:

  • Mikronize etme (Mikronizing)
  • Patlatma (Popping)
  • Kavurma (Roasting

Kavurma: Özellikle karbonhidratlarca zengin yemler (tane yemler) kavrulduktan   sonra tüketildiklerinde tükrükle temas esnasında bir şekerleşmeye neden olduklarından, bu halleriyle hayvanlar tarafından çok daha sevilerek tüketilirler. Ayrıca böyle yemlerde karbon hidratların sindirilme dereceleri de yükselir.

2.2 Nemli Isıtma Yöntemi: Tanenin etrafını su veya su buharı ile kuşatarak bir kazanda pişirmek veya basınç altında tutmaktır.

Bu amaçla;

  1. Pişirme (Cooking)
  2. Genleştirme (Exploding)

2.3 Pulcuk Haline Getirme (Plaking):

         Yemin pulcuk haline getirilmesi nemli olarak merdaneden geçirmenin bir modifikasyonu olup, tane yem su buharına veya basınca daha uzun süre maruz kalmaktadır.

Sorgumun pulcuk haline getirilmesiyle sorgumun kuru olarak merdaneden geçirilmesi ve öğütülmesine göre, sığırlarda canlı ağırlık artışında günde 100-200 gram, yemden yararlanmada ise %5-10 iyileşme sağlanmıştır.

  1. Buharla pişirilip valslerle ezilerek pulcuk haline getirme (Steam plaking)
  2. Basınç yoluyla preslenerek pulcuk haline getirme (Pressure flaking)

2.4   Peletleme: (Pelleting)

Peletleme, yemlerin rutubet, sıcaklık ve basınç altında mekanik işlemle delikli kalıplardan geçirilerek birleştirilmesidir.

Peletleme: Öğütülerek karıştırılmış yemlerin, özel pelet bağlayıcılar veya melas katılarak; yüksek sıcaklık, buhar ve basınç altında tavlandıktan sonra rulo yardımıyla ileri sürülüp gözenekli kalıplardan çıkarılması ve kurutulmasına peletleme denir. Peletleme, öğütme, sıcaklık, buhar ve basınç işlemlerinin tümünü içerdiğinden yemin besleme değerinde bir ilerleme sağlanmaktadır.

 

  • Yüksek ısı uygulanırsa yemlerde bulunan protein, aminoasit ve vitaminler zarar görür.
  • Peletleme konsantre yemler için yapıldığı gibi kaba yemler için de yapılır. (Kuru ot peletleri gibi)

 

       Peletlemenin Yararları

  • Fiziksel görünümü nedeniyle hayvanlar tarafından tercih edilir.
  • İnce öğütülmüş, beğenilmeyen yem maddelerinin tüketilmesi sağlanır.
  • Karma yemlerde hammaddelerin ayrışmasını engeller.
  • Daha az nem tutar, tozlanma azdır.
  • Yemlerin besleyici değeri artar.
  • Akıcılığı daha fazladır.
  • Depolama alanını daraltır.
  • Küflenme ve zararlı bakteri oluşumu daha azdır.
  • Yağda eriyen vitaminler daha yavaş okside olur.
  • Yeme sıvı katılması kolaylaşır.
  • Açık arazide yem kaybı azalır.

                      Peletlemenin Olumsuz Yönleri

  • Pahalıdır.
  • Besin madde kaybı oluşabilir.
  • Kanibalismus nedeni olabilir.
  • Su tüketimini artırır.

Peletleme Şekilleri

  • Granül Haline Getirme (Crumbling)
  • Çift Peletleme
  • Ön Sıkıştırma Genleştirme İşlemi

 

                        3.NEM ORANINI DEĞİŞTİRME

 

 

  • Nem içeriği %15’ten fazla olan yemlerin depolanması küflenmeye neden olduğundan böyle yemlerin kurutulması, silolanması veya kimyasal muamelesi gerekir.
  • Tane yemlerin depolanması için kurutulması, sulu kaba yemlerin silolanması için soldurulması, nem içeriği düşük kaba yemlerin silolanması için ise biraz su ilave edilmesi gerekir.

 

  • 3 Erken Hasat Etme (Early harvesting)
  • Tane yemler nem oranı %20-40 iken erken hasat edilir, üzerlerine %1-1,5 düzeyinde propiyonik asit ilave edilerek depolanırlar.
  • Depolama için en uygun nem oranı %25-32’dir.

 

                        4.KALIPLAŞTIRMA

  • Bu konuda eskiden beri bilinen yalama taşları ve mineral kalıpları yanında meralar için protein ve enerji kalıpları da hazırlanmıştır.
  • Merada beslenen hayvanlar için genelde 15 sığır için bir kalıp

düşünülür.

                                 5.SIVI KATKILAR

Sıvı katkılar su , melas , üre ve yağdan oluşur.Bileşime iz element ve vitaminler de katılabilir.Yapısında  %50-70 melas, fosforik asit şeklinde    %1,5-2 oranında fosfor bulunur.Bunlara etil ve propilen alkoller ilave edilebilir.Son zamanlarda korunmuş yağlar da bu formda kullanılabilmektedir.

                   6.FERMANTASYON İŞLEMLERİ

  • Fermentasyon: Bazı yemlerin fermentasyona bırakılarak süt , tereyağ ve sirke asitleriyle zenginleştirilmeleri onların lezzetini artırır.
  • Örneğin ; kolza küspesi patatesle birlikte asitleşmeye bırakıldığında sığırlar tarafından sevilerek yenir.

 

 

Fermantasyon İşlemleri

  1. Silolama
  2. Katkı maddeleri ilave edilerek fermentasyon işlemi ile yemlerin besin madde içeriklerinin değiştirilmesi:
  • Yemlere ; enzimler , antibiyotikler , vitaminler, (karoten , vitA , vit B12 ve riboflavin ) ve proteinler (ekmek mayası ve torula mayası gibi) ile  bazı amino asitler (lizin ve glutamik asit gibi) fermantasyonun ürünü olarak elde edilebilmektedir.
  • Fermentasyon işlemi ile çeşitli yan ürünler ve artık maddeler hayvan yemine dönüştürülmektedir.
  • Örneğin; kanatlıların dışkıları bakteriyel fermentasyona tabi tutularak hayvan yemi olarak değerlendirilmektedir.
  1. ÇİMLENDİRME
  • Tane yemlerin toprak yerine esansiyel mineral tuzları içeren sulu bir ortamda yetiştirilmesi işlemidir. Bu şekilde elde edilen yulaf, normal yulaf tanesine göre Ca, P, Karoten, Vit E, Tiamin, Riboflavin, Niasin ve Vit C yönünden daha zengindir.
  • Yulafın çimlendirilmesi sonucu maliyet artar, ayrıca kuru madde düzeyi de azalır.
  • Yeşil yemin az olduğu özellikle kış aylarında gebe kısraklara çimlendirilmiş yulaf kürü yapılası çok yararlıdır.
  • Bazı tane yemlerin hayvanlara verilmeden önce hafifçe çimlendirilmesi özellikle kanatlı hayvanlar tarafından bu yemlerin daha iyi değerlendirilmesini sağlar.
  • Burada sindirimi kolaylaştıran faktör, ortamdaki nişastanın kolay çözülebilir şekere dönüşmesi ve bitkinin kendi öz sindirim enzimlerini faaliyete geçirilmesi sonucu hücre çeperinin daha kolay yıkılmasıdır.

 

 

 

 

 

  1. BAZI PROTEİN KAYNAKLARININ İŞLENMESİ
  • Rumen mikroorganizmalarının protein sentezleme gücü sınırlıdır. Nitekim, sindirilebilir her 100 gr organik maddeden 15-20 gr bakteriyel protein sentezlendiği kabul edilir.
  • Rumende yıkılan yem proteinleri rumen NH3 konsantrasyonunu yükseltir, yükselen NH3 miktarına bağlı olarak rumen duvarından amonyak emilimi artar.
  • Perifer kandaki amonyak karaciğer ve böbrekler üzerindeki yükü artırır ve yemle alınan azotun büyük kısmı idrarla üre biçiminde atılarak israfa yol açar.
  • Bu nedenle yüksek oranda protein içeren ve proteinleri de büyük oranda yıkılan yemler hayvanlara verilirken kimyasal maddeler ile işlenirler.
  • Bu işlemlerden en yaygın olanı yemlerin formaldehit ile işlenmesiyle elde edilen korunmuş proteinlerdir

.

     8.1 Protein Kaynaklarının Formaldehit ile İşlenmesi:

  • Protein kaynaklarının %0,2-0,3 oranında formaldehit ile karıştırılmasıyla elde edilir.
  • Günümüzde soya fasulyesi küspesi ve kazeinin formaldehit ile korunması yoğun olarak uygulanmaktadır.
    • By-pass amino asitler

By-pass amino asitler

  • Esansiyel amino asit emilimi optimum performans için önemlidir. Son zamanlarda metiyonin ve lizinin süt ineği rasyonlarında fizyolojik ve ekonomik önemi olduğu gösterilmiştir.
  • By-pass lizin ve metiyonin için yeni ürünler geliştirilmiştir. Bu ürünler rumendeki sindirimden korunur, bağırsakta emilirler.
  • Safradan gelen lipaz bağırsakta korunmuşluğu çözer ve aminoasitler serbest kalır.
  • Bu ilaveler ineğin laktasyonda kendi dokularını kullanmasını azaltır, yüksek verimli ineklerde laktasyon artışı, vücut kondisyonu artışı, daha az ketozis oluşması ve üretim performansının artması ile kendini gösterir.

8.2 Protein Kaynaklarının Isı ile İşlenmesi:

  • Yağlı tohumların kısa zaman/yüksek sıcaklık ekstüzyon ile pişirilmesi çok düşük N çözünebilirliğine sahip bir by-pass protein oluşumunu sağlayabilir ve protein kalitesi de önemli zarara uğramaz.

 

  1. YAĞLARIN İŞLENMESİ
  • İşlenmemiş yağlar ruminant rasyonlarına %4-5’ten fazla ilave edildiğinde rumen fermentasyonunu bozarak, ham selülozun sinirilme derecesini, yem tüketimini ve süt yağı oranını düşürmektedir. Rasyona daha fazla yağ ilavesi için yağların işlenmesi gerekir.
    • Yağların formaldehit ile işlenmesi
    • Yağların kristalleştirilmesi
    • Kalsiyum sabunlarının kullanımı

KABA YEMLERİ İŞLEME TEKNİKLERİ

  1. FİZİKSEL MUAMELELER
    1. Doğrama, öğütme ve parçalama
    2. Küp haline getirme
    3. Peletleme
  2. KİMYASAL MUAMELELER
    1. NaOH ile samanların muamele edilmesi
    2. Amonyak ile muamele
    3. Üre muamelesi
    4. Asitler ile muamele
    5. Kombine işlemler

    

1.FİZİKSEL MUAMELELER

a.Doğrama ,Öğütme ve parçalama :

Doğrama işleminde ‘ batöz ‘ adı verilen makineler kullanılır. Kaba yemler bu makinede 5 cm’den daha küçük parçalara ayrılmaktadır.

Dezavantajı :Yaprak kaybı ve tozlanma gibi dezavantajları vardır.

Avantajı : Taşıma ve yedirmenin kolaylaşması , depolamada daha az yer işgali ve yem israfının az olmasıdır.

  • Öğütme ruminantlar için önerilmez çünkü ; bu hayvanlarda pasaj hızı artacağından yemlerin değerlendirilmesi düşer , omasum konstipasyonu görülebilir.
  • Öğütme daha kanatlılar için yonca unu elde etmede tercih edilir.
  1. Küp haline getirme :

Uzun ve kabaca doğranmış kuru otlar sıkıştırılarak  3.5-5 cm uzunluğunda küpler haline getirilir. Kuru otların depolanmasında kolaylık sağlar.

 

c.Peletleme :

Öğütülmüş kaba yemler nemlendirilerek özel makinelerde farklı boyutlarda peletler elde edilir. Pelet yemler işçiliği ve yemlemeyi kolaylaştırır. Pamuk kapçığı gibi yemlerin sindirilme derecesi artar.

 

                Kaba yemlerin peletlenmesi sonucu

  1. Ham selülozdan zengin yem maddelerinin (saman gibi) tüketimi artar. Bu durum yeşil yemlerin kurutulmasında gözlenmez.
  2. Tükürük sekresyonu azalır ve rumen pH ‘sı asite kayar.
  3. Yem parçaları hızla rumeni geçer, selüloz sindirimi %10-20 düşer.

      

 2.KİMYASAL MUAMELELER

  • Bu tekniklerden en yaygını samanların NaOH ,NH3 gibi alkaliler ile işlenmesidir.
  • Çevrekirliliği ve kimyasalların tekrar su ile alınması dezavantajdır.
  • Ruminantlarselüloz ve hemiselülozu sindirilebilir fakat lignini çok az sindirirler.
  • Eğer ligninleşmiş hücre duvarları kimyasal olarak NaOH ve amonyak ile muamele edilirse lignin bağları parçalanır , selüloz ve hemiselüloz mikrofolara tarafından sindirilip emilir.
  • NaOH ile muamele edilmiş saman içeren rasyonları tüketen sığırlarda su ihtiyacı artar.
  1. a) NaOH ile muamele samanların mumele edilmesi

1.Daldırma metodu : 8-1o Lt. % 1.5’luk NaOH katılarak  24 saat muamele edilmesi ,sonra 24 saat su altında tutularak  sonra kurutulmasıdır.

2.Kuru metod : direkt NaOH saman içine katılır , bir süre sonra saman ortamdan alınarak direkt hayvanlara verilir.Başarı oranı sulu yöntemden daha azdır.

  1. Amonyak ile muamele :

Bu amaçla sıvı veya gaz  formunda amonyak kullanılır. Saman , sap yığınlarıhava almayacak şekilde plastik bir örtü veya torbalara konduktan sonra içerisine 100 kg saman için 4 Lt. amonyak verilir.

  • Hava almayacak şekilde kapatıldıktan sonra 30 gün inkübasyona bırakılır.
  • Bu yöntem ile tam kurumamış samanların küflenmeside önlenmektedir.
  • N düzeyi %3’deb %10 ‘yükselir

c)Üre muamelesi :

Ağırlığı kadar su ile ıslatılan ve % 4 oranında üre ilave edilen saman sıkıştırılarak üzeri örtülür.  4-6 hafta sonra hayvanların tüketimine sunulur.

Samanın azot düzeyi ve sindirilebilirliği artar.Bu ürüne melas ( %10) katılarak enerji düzeyi artırılabilir.

d)Asitler ile muamele: 2 yöntem vardır.

Birincisi % 40’lık HCL ile oda ısısında , ikincisi %0.2-0.4 ‘lük H2SO4  ile muameledir.Burada düşük asit yoğunluğu , yüksek basınç ve ısı gerekir .     (175-180 C , 7-10 atm basınç ).Ayrıca propiyonik ve laktik asitlerde bu amaçla kullanılır.

                            KARMA RASYON HAZIRLAMA

  • Yapılan çalışmalar, konsantre yem ile kaba yemlerin karıştırılmış veya ayrı ayrı hayvanlara verilmesi durumunda yemden yararlanma ve verim gücü yönünden bir fark olmadığını göstermektedir.
  • Karma rasyon hazırlamanın (TMR) bazı avantajları da vardır.
  • Bu avantajlar;
    • Depolamada yem çeşidini azaltması,
    • Tek başına lezzetsiz düşük kaliteli yemlerin karma rasyonda lezzetinin artırılarak yem tüketiminin iyileştirilmesi,
    • Konsantre yem seçimi ve tüketiminin azalması,
    • Sindirim sistemindeki fermentasyonun normal seyrinin sağlanması,
    • Otomatik yemlemeye imkan vermesi olarak özetlenebilir.

     e.Kombine işlemler :

  • Samanlar ,NaOH +amonyak,H2SO4 + Amonyak , NaOH + üre ve HCL + üre kombinasyonları ile muamele edildiğinde daha iyi sonuçlar alınmaktadır.

                    YEMLERİN DEPOLANMASI

  • Sulu yemler konservasyon yöntemlerinde verildiği şekilde depolanır. Kaba yemler ise dışarıda serbest olarak, çardak altında veya ambar ve bina içlerinde depolanırlar.
  • Söz konusu nem düzeyi soya küspesinde %12, diğer küspelerde ise %12,5 olarak sınırlanır. Aksi takdirde acılaşma ve lezzet bozulmaları gözlenir.
  • Hayvansal kökenli yemlerin depolanabilir nem düzeyleri birbirinden farklıdır. Bazı yemlerin depolanabilecek maksimum nem düzeyleri yağsız süt tozunda %5, peynir altı suyunda %8, yayık altı suyunda %6, balık ununda %12, hayvan unlarında %10 olmalıdır.
  • Hammaddeleri depolama yönünden taneler ve diğer hammaddeler olarak ikiye ayırmak mümkündür.
    • Taneler beton veya çelik silolarda depolanabilir,
    • Diğer hammaddeler ise çok az işlem görmüş, öğütülmüş veya küspe halindedir. Bunlar dökme veya çuvallı olarak depolanabilir.
    • Hammaddeyi çuvallı depolamanın bazı avantaj ve dezavantajları vardır.

Çuvallı Depolamanın Avantajları

  1. Stok mevcudu kolaylıkla kontrol edilir.
  2. Gereğinden fazla ısınmış veya yüksek nemli materyalin bulunduğu çuvallar, iyi havalandırılabilen istifler halinde depolanarak bozulmadan kontrol altına alınabilir.
  3. Kızışma olursa çuvalların diğerlerinden ayrılması kolay gerçekleşir.
  4. Kolay akışı olmayan malların silodan boşaltılması zorlukları olmaz.

               Çuvallı Depolamanın Dezavantajları

  1. İşçilik masrafları yüksek,
  2. Geniş ambar alanına gereksinim var,
  3. Sıçan, fare gibi hayvanların çuval istiflerine yaptıkları zararlar,
  4. Büyük istiflerde yangın riski,
  5. Çuvallardan öğünen toz nedeniyle mal kaybı olarak özetleyebiliriz

 

  • Nem miktarı (%14’ten fazla olması), depolamanın süresi ve depolama yerlerindeki çevre sıcaklığı yemlerin depolanmasını etkilemektedir.
  • Tane yemler silolarda ve ambarlarda nem oranı %15’in altında 1 yıl süre ile depolanabilir.
  • Satın alınıp depolanacak hammaddelerin nem oranı %13-14’ün üzerine çıkmaması gerekir.
  • Gerek döküm halindeki ve gerekse ambalajlı mal için olsun, ambar veya silonun serin ve kuru olması şarttır.
  • Nem sıcaklık küf mantarları ve bakteriler vasıtasıyla hızla bozulurlar.
  • Eski mal üzerine yeni mal dökülmemelidir.
  • Ambarlarda ilk girenin ilk çıkması yöntemi uygulanmalıdır.

 

              Kaba Yemlerin Depolanması

  • Kuru ot veya diğer fazla rutubet içeren kaba yemler ambara veya yığına konulursa büyük miktarda ısının meydana geldiği hızlı bir fermentasyon gerçekleşir.
  • Büyük ambar veya yığınlarda bu ısının büyük bir kısmı, kitlenin içinde kalır ve sıcaklığın hızla yükselmesine neden olur.
  • Bütün bakteri veya mantarlar 65-80°C’de ölür veya inaktif hale gelir. Oksidasyon devam eder ve ot kitleleri ısınır.
  • Sonuçta ot kömürleşmeye başlar, kendiliğinden yanma meydana gelebilir ve ot kitlesi tutuşabilir. Bu durum genellikle otun depolanmasından bir ay veya 6 hafta sonra oluşabilir.
  • Bu kayıplardan kaçınmanın tek yolu otu tamamen kurumadan büyük kitleler halinde asla depolamamaktır.
  • Parçalanmış kuru ot, güvenli depolama için uzun otlardan daha kuru olmalıdır.
  • Güvenlik için yığınlar depolamanın ilk 2 ayı boyunca en az haftada iki kere kontrol edilmelidir.
  • Depolamadan sonraki 2-3 gün içinde yığın ya da ambardaki ot aşırı biçimde ısınırsa ve çok fazla buharla birlikte kötü koku yayıyorsa önce uzaklaştırılmalı ve kuruması için yayılmalıdır.
  • Otu daha sonra veya geç uzaklaştırmak sadece kendiliğinden yanmayı hızlandırır. Bu tehlike ortaya çıktığında bir termometreyi ot içine sokulan bir borudan indirerek, ot içerisindeki sıcaklığı almak gerekir.
  • Sıcaklık 70°C’ye çıkarsa ciddi bir tehlike vardır ve 80-85°C’de yangın cepleri oluşması beklenebilir.
  • Ot kitlelerinin içine sıkıştırılmış gaz silindirinden basınç altında CO2 enjekte etmek, kuru buz ile otu soğutmak yangını önlemeye yardımcı olur.

          

          Yem Maddelerinde Kendiliğinden Yanma

  • Yem maddelerini depolamada risk vardır.
  • Kendiliğinden ısınma problemine özellikle balık unu başta olmak üzere, yağlı tohum küspeleri, pirinç kepeği ve yüksek rutubetli karma yemler duyarlıdır.
  • Mikrobiyel gelişim su ve ısı üretmektedir. Sonra da besin değerinde daha fazla kayıplara ve bazen de kendiliğinden yanmalara yol açan mikroorganizma aktivitesi hızlanmaktadır.
  • Nem içeriği yüksek yemlerin 10-12 gün içinde kullanılması gerekir. Alternatif olarak ise yemin depolama ömrünü yaklaşık 30 güne kadar uzatacak olan antifungal bileşikler katılabilir.

                          Yemlerin Soğuk Depolanması

  • Ham maddelerdeki küf ve böcek gelişimini azaltmak için kimyasal maddeler kullanmaksızın veya fazla kurutmaksızın soğukta depolama (chilling) yöntemi birçok ülkede kullanılmaktadır.
  • Chilling teknolojisinde uygun hava (serin 10-12°C ve nispeten kuru, %65’ten az nispi nem) silo, ambar ya da depolardan geçirilmektedir.
  • Yaklaşık 13°C’de insektlerin aktivite ve üremelerinin durdurulduğu bildirilmektedir.
  • Ayrıca bu yöntem, küf mantarlarını uzaklaştırmamakta, sadece gelişimlerini baskılamaktadır. Bu uygulamalar ham maddeye ve yem peletlerine de yapılabilir.
  • Depoda %15,5-17,5 rutubetli, 10°C’ye kadar soğutulmuş taneler veya peletler 6-10 ay güvenle kalmaktadır.

BİR CEVAP BIRAK