Ana sayfa Zootekni ve Hayvan Besleme Hayvan Besleme ve Bes. Hastalıkları Mikotoksinler

Mikotoksinler

299
0

Mikotoksinler mantarlar (küfler) tarafından meydana getirilen ve bunları içeren yem, yem hammaddeleri ve besinleri yiyen hayvan ve insanlarda zehirlenmelere ve ölüme yol açan maddelerdir. İnsan ve hayvanlarda sebep oldukları zehirlenmelere mikotoksikozis adı verilir.

Hayvanlardan en yüksek miktar ve nitelikte ürün alımında kullanılan yemin besin madde içeriği yanında mikrobiyolojik ve miko toksikolojik yapısı büyük önem taşımaktadır.Yemin hijyenik kalitesinin önemi sadece hayvanlar için değil aynı zamanda hayvanlardan elde edilen ürünleri tüketen insanlar için de geçerlidir. Sahada, harmanlama, depolanma, taşınma ve hazırlanma safhalarında, özellikle ısı ve rutubet olmak üzere, şartlar mantarların gelişmesine uygun olduğu takdirde yem ve besinler mantarların istilasına uğrayarak, mikotoksinlerle kirlenebilirler.

Mikotoksinler mantarlar öldükten sonra da yem ve besinlerde uzun süre kalırlar. Normal pişirme ve işleme uygulamaları sırasında, özellikle aflatoksinler olmak üzere, mikotoksinlerin önemli bir kısmının parçalanmadan kalması konunun önemini daha da artırır.Bilinen mantar türlerinden 250-300 kadarı mikotoksin oluşturur ve 20-25 dolayındaki mikotoksin grubu, besin ve yemlerde doğal kirletici olarak bulunur.

Bitkisel besinler ve yemlerin küflenmesine yol açan mantarlar başlıca üç kaynaktan gelirler;

İlki bitkinin büyüyüp gelişmesi sırasında kendisinde bitki paraziti olarak yaşayan ve yüksek nemli ortamda üreyen Fusaryum, Kladosporyum, Kalviseps gibi mantar türleridir.

İkincisi hasat sırasında kirletici olarak bitki ve tahıllara yansıyan ve tarla mantar florasına göre daha düşük sıcaklıkta ve nispi rutubet şartlarındaki ambar koşullarına alışan Aspergillus ve Penisilyum türleridir.

Üçüncüsü ise depo şartlarında iyi gelişen Fusaryum, Trikoderma ve Stakibothriya gibi mantar türleridir.

MİKOTOKSİNLER

A-)Aspergillus Toksinleri

i-)Aflatoksinler (AF), başta A. flavus ve A. parasiticus mantarları tarafından hazırlanan mikotoksinlerdir.Aflatoksinler AFB1, AFB2, AFG1, AFG2, AFM1 ve AFM2’dirAflatoksinler sindirim kanalından sınırlı ölçüde emilirler. Dolaşıma geçen toksinler başlıca karaciğer ve kaslarda dağılım gösterirler. Alınan AFB1’in süte geçer.Ördek, alabalık, kedi, köpek, hindi gibi hayvanlar en duyarlıSığır, at, koyun, keçi, sıçan, kobay, bıldırcın gibileri orta derecede duyarlıFare ve maymun ise en az duyarlı hayvan türleridir

ii-)Okratoksinler (O) başta Aspergillus ve Penisilyum mantarları tarafından sentezlenir.

Okratoksin üreten mantarlar soğuk iklimin hakim olduğu ülkelerde (Kanada, Macaristan, Ukranya, Danimarka, İngiltere) önemli bir sorundur. Okratoksinlerin büyük bir kısmı ince bağırsaktan emilir.Dolaşıma geçtikten sonra böbreklerde birikir ve proksimal tübüllerde ilerleyici hasara yol açar.Okratoksinler gevişenlerin ön-midelerinde bulunan bakteriyel-protozoal enzimler tarafından büyük ölçüde etkisiz metabolite dönüşür. En duyarlı hayvanlar, köpek ve domuzlardır. Dişilerin duyarlılığı daha fazladır.

iii-)Sterigmatosistinler yapı olarak aflatoksinlere benzerler (metilsterigmatosistin ve aspertoksin  gibi) ve doğal kirletici olarak tahıllarda bulunurlar. Karaciğer ve böbreklerde hasar ve nekroza yol açarlar.

Aflatoksinler diğer mikotoksinlere göre doğada çok daha sık rastlanmaları, hayvan ve insanlar üzerinde zehirli etkilerinin yüksek oluşu ve kanserojen özellikleri nedeniyle ayrı önem taşımaktadır.Küflenmeyle besin maddeleri ve yemlerde, gözle görülebilir renk ve şekil değişiklikleri, ortamda üreyen mantar topluluğuna bağlı olarak enzimatik ve kimyasal tepkimeler sonucu hızla bozulmaya başlar. Bunun sonucunda, besin ve yemler su ve kuru madde kaybederler. Başta nişastalı maddeler ve yağlar olmak üzere, besin unsurları parçalanır. Besleyici ve enerji değerleri azalır ve teknolojik özelliklerini kaybederler.

B-)Penisilyum Toksinleri

i-)Patulin daha ziyade silaj ve meyve sularında bulunur. Hayvanlarda beyin kanaması ve ödemine, sinirsel belirtiler, sindirim kanalında kanama, karaciğer, böbrek ve dalakta kapillar damar hasarı ve ölüme yol açar.

ii-)Penisillik asit Asitli meyve suları ve öz sularında kalıntı halinde bulunurYapılan çalışmalarda fare ve sıçanlarda karsinojenik etkili bulunmuştur.

iii-)Rubratoksinler Yem ve tahıllarda aflatoksinlerle birlikte bulunur. Teratojenik ve embriyo öldürücü etkileri  de vardır

iV-)Sitrinin Yem ve tahıllarda bulunur.Öncelikler civcivler bu mikotoksinden etkilenir. Hayvanlarda su tüketiminde artış, sürgün, jejunumda kanama, karaciğerde mozaik görünümü ve böbreklerde büyüme gibi belirtiler görülür. Ayrıca hayvanlarda büyüme hızında yavaşlama, safra kesesinde büyüme, lenfoid dokuda küçülme, böbrekte proksimal  tubüllerde hasar ve karaciğerde nekroza yol açar.

V-)Sitreoviridin Mantar genellikle pirinç ve tahıllarda iyi ürer ve toksin sentezler.  Sitreoviridin A, B ve C diye üç türevi vardır. Bu mikotoksin hayvanlarda MSS’ni doğrudan etkileyerek çırpınmalar, felç, solunum ve kalp yetmezliğinden ölüme sebep olur

Vi-)Penitremler Penisilyum türü mantarlar tarafından hazırlanan bir dizi mikotoksin  (A-F) grubudur. Grubun en önemli temsilcisi penitrem A’dır (tremorin A diye de bilinir).Bu mikotoksinle zehirlenen hayvanlarda eforla şiddetlenen ve ilerleyen tremorlar, opistotonus, nistagmus ve tükürük salgında artış, dış uyarılara aşırı duyarlılık, sağırlık, yorgunluk ve felç dikkat çeker.

C-)FUSARYUM TOKSİNLERİ

i-)FUMOSİNLERMantarlar özellikle mısır ve ürünlerinde ürerler ve mikotoksin hazırlarlar.Bu mikotoksinler atlarda lökoensefalomalasi ve domuzlarda akciğer ödemine sebep oldukları sanılmaktadır.

ii-)Trikotesenler T-2 toksin, HT-2 toksin, nivalenol, deoksinivalenol ve diasetoksiskirpenol yem ve besinlerde doğal kirletici olarak  bulunurlar.Yemle alındıktan sonra trikotesenler ince bağırsaklardan emilir ve tüm vücuda dağılırlar.Herhangi bir doku ve organda birikmezlerse de kas, karaciğer ve böbreklerde diğerlerine göre daha yüksek yoğunlukta bulunurlar. Trikotesenler hücre zehiri olarak etkirler.

iii-)Satratoksinler Satratoksinler Stachybotrys atra tarafından hazırlanan trikotesen türevi bir mikotoksindir Deri ve mukozalar için son derce irkilticidirler. Etkilenen hayvanlarda önce ateş, sürgün, tükürük salgısında artış, süt veriminde azalma ve iştahsızlık dikkat çeker. Hayvanların kanındaki akyuvar sayısı çok düşer. Zehirlenmeden 4-6 gün içinde ölüm görülür. Satratoksinlerin yol açtığı zehirlenme stakibotriytoksikoz olarak bilinir. Bu madde 1958-1959 kışı esnasında Ukrayna’da 4000 sığırın ölümüyle sonuçlanan toplu zehirlenmeye yol açmıştır. RUSYADA toksinli tahılların yenmesi sonucu Alimenter Toksik Aleukia

iV-)Zearaleneon Zearalenon şekillendiren mantarlar başta mısır, yulaf olmak üzere, tüm tahıl ve otlarda gelişebilirler ve mikotoksin oluşturabilirler. Zearlenona en duyarlı hayvan domuz ve en dayanıklı olanlarda kanatlılardır. Zearalenon öströjenik etkili bir mikotoksindir. Yemlerde bulunan mikotoksin düzeyi ve hayvanlarda karşılaşılan öströjenik etkiler arasında sıkı bir ilişki vardır. Androjenler ve progestinler ile östrojen reseptör blokörleri (klomifen, tamoksifen gibi) verilebilir.

V-)Ergot çavdar ve diğer tahıllarda parazit olarak yaşayan Claviceps purpurea isimli mantarın ürünüdür. Ergot alkalodleri liserjik asitin amid türevleridir. Amino asitli ergot alkaloidleri ve aminli ergot alkaloidleri diye ikiye ayrılırlar.Amino asitli ergot alkaloidleri, ergotamin ve ergotoksindir. Aminli alkaloidlerin en önemlileri ise ergonovindir. Bu madde ergobazin ve ergometrin olarak da bilinir. Tahıllar, karma yemler ve yem bitkilerinde bulunan ergotla genellikle kronik nitelikte zehirlenmeler oluşur.Çevre damarlarda daralmaya, kalp-damar merkezinde baskıya, uterus ve damar düz kaslarını şiddetli şekilde kasar ve büzerler; diğer düz kaslardaki etkileri zayıftır.

Vi-)Sporadesmin Sporidesmium bakeri başta olmak üzere bir çok toprak mantari tarafından hazırlanan bir seri mikotoksindir (Sporidesmin A-J).  Sporidesminlerin yol açtığı zehirlenmelere pithomikotoksikoz adı verilir. Sporidesminlere öncelikle koyunlar, kısmen de sığırlar duyarlıdır. Sporidesmine maruz kalan hayvanlarda özellikle safra kanalları ve karaciğer hücrelerinde hasar görülür. Klorofilin etkin metaboliti filloeritrin vücutta birikir. Dolaşıma geçen bu madde vücudun kılsız ve renksiz kısımlarının doğrudan güneş ışığına maruz kalmasıyla da ışığa aşırı duyarlılığa yol açar.

TARİHTEN;

Avrupa 14.YYàErgotism(Clavicepspurpurea)àMahmuzlu çavdar ekmeği hastalığı

Rusya 1913àAlimenter Toksik Aleukia(ATA) trichothecenes

Bulgaristan (1950-…)àBalkanendemic nefropathy –ochratoxinA

GÜNÜMÜZDE;

AflatoxinB1àKaraciğer kanseri (Çin, Hindistan)

FumonisinleràÖsafagal kanser (Africa)

Immunotoksik –sinerjist etkiler

ABD SANAYİSİNDEKİ TAHMİNİ ÜRÜN KAYBI

Yerfıstığıà     $25 milyon paund

Pamuk à        $4.6 milyon paund

Mısır    à        $15 milyon paund

Fıstık    à        $38 milyon paund (2000/01)

Buğday à       $300 milyon paund( 1996)

Canlıhayvanà $6 milyon paund

Amerikadaki ortalama kayıp  = $932 milyon paund

Mikotoksinlerin Kontrolü

1-)Küflenme ve mikotoksin oluşumunun engellenmesi; Tarım ürünleri, yem ve yem hammaddeleri, şartlar uygun olduğu takdirde, hasattan-tüketime kadar her aşamada, küflenme ve mikotoksin oluşumu az-çok engelleyip sınırlandırabilir.

  • Hasat ve Kurutma; Ürün tam olgunlaştıktan sonra hasat edilmelidir.Hasat sırasında üründe hasar yapmaktan kaçınılmalıdır.Özellikle yüksek oranda nem içeren ürünler hasadı takiben kurutulmalıdır.Hasadı takiben ürün tarla ve hemen çabuk uzaklaştırılmalıdır.
  • Depolanma; Depolanma yerleri temiz ve kuru olmalı, su ve diğer sıvı maddelerin sızmasına izin verilmemelidir. Böceklere karşı insektisidler (metil bromür) kullanılabilir.Ürünler olabildiğince düşük sıcaklıklarda (20 oC’nin altında) ve nispi rutubette (%65’in altında) veya güvenli nem içeriğine kadar kurutularak, küflenme tehlikesi azaltılmalıdır.
  • Taşıma; Taşıma araçları temiz olmalı, uygun böcek ve mantar ilaçlarıyla iyice muamele edilmiş olmalıdır. Taşıma araçlarının nispi rutubeti birçok üründe küflenmenin başlamasına sebep olan %50-60’ın üzerine çıkmamalıdır
  • Küflenmenin engellenmesi; Yem ve yem hammaddelerinde küflenmelerin önlenmesinin birçok yolu vardır.
  • Fiziksel Uygulamalar: Fıstık, fındık gibi ürünlerinde soyulması, mısır, buğday gibi tarım ürünlerinde hasat, harmanlama gibi işlemler esnasında mekanik hasardan kaçınılmalıdır. Depolarda hava akımı kesilmeli ve karbondioksit oranının yüksek tutulmasına özen gösterilmelidir. Çeşitli işlemlere başlamadan önce üründe hasarlı veya çatlak olanlar ayrılmalıdır.
  • Koruyucu maddeler: Laktik asit, sorbik asit, asetik asit, benzoik asit, propiyonik asit ve tuzları, bakır sülfat  kullanılır.Propiyonik asit hayvanlar tarafından iyi tahammül edilen, kalıntı problemi doğurmayan, irkiltici olmayan, yem ve yem hammaddelerinin tadını, kokusunu ve besleyici değerini bozmayan, hayvanlarda gelişmeyi hızlandırıcı ve yemden yararlanmayı artırıcı olarak katılan çeşitli maddelerle ters etkileşme yapmayan bir maddedir, birçok bakterinin gelişmesini de  Propiyonik asit ve tuzları yemlere genellikle 2.5-5 g/kg miktarlarda katılır.

2-)Mikotoksinlerin uzaklaştırılması ve yıkımlanması

Yem ve yem hammaddelerinde bulunan mikotoksinlerin uzaklaştırılması veya yıkımlanmasında fiziksel (seçmek, yüzdürmek gibi), kimyasal ve biyolojik yöntemler kullanılır.

Fiziksel Yöntemlerle Yıkımlama;

  • Seçmek: Tane besin veya yem hammaddeleri (fıstık, fındık, mısır, soya gibi) karanlık odada, UV ışık altında incelenip mavi-yeşil floresans yayanlar ayrılabilirler.
  • Isı işlemi: Fıstık tanelerinde olduğu gibi kavurma işlemi mikotoksinlerin parçalanmasına yol açabilir. Fıstıkların 160 oC’de 30 dk süreyle kavrulması ile aflatoksin miktarında % 90 seviyesinde azalma görülmektedir
  • Güneş ışığına maruz bırakma: Mikotoksin içeren yemlerin ince yayılmış şekilde 6 saat süreyle birbirini izleyen 2 gün güneş ışığına tutulması mikotoksin içeriğini büyük ölçüde yıkımlar.

Kimyasal maddelerle yıkılmama: Mikotoksinlerin kimyasal yolla kontrolü amacıyla asitler, alkaliler, klor, hidrojen peroksit, ozon, sodyum bisülfit gibi maddeler kullanılabilir. Alkali maddelerden en fazla yaygın olarak kullanılanlardan birisi amonyaktır. % 5 amonyakla muamele edilmelerini takiben 1 saat süreyle 40 oC’de tutulmaları yem ve yem hammaddesindeki aflatoksin içeriğini önemli ölçüde azaltır. Ama ürüne keskin bir koku vermesi, rutubet çekmesine sebep olması ve mısırda renk değişikliğine yol açması gibi bazı olumsuz yönleri vardır.Yemlerdeki mikotoksinlerin kimyasal yolla yıkımlanmasında çeşitli yükseltgeyici maddelerde (ozon, klor, hidrojen peroksit gibi) kullanılabilir. Klorlama için % 0.2-10 sodyum hipoklorit, % 3 perklorik asit veya % 10 klor gazı kullanılabilir. Klorlama işlemi yemlerdeki yağ ve proteinlerle henüz tam bilinmeyen zehirli maddelerin şekillenmesine yol açtığı için, güvenli bir uygulama değildir.

  • Yüzeyde tutucu maddeler: Yemlere hidrate sodyum kalsiyum alüminyum silikat (HSCAS), bentonit, amonyum karbonat, polivinilpirolidon, kolestiramin gibi bağlayıcı veya yüzeyde tutucu maddelerin katılması mikotoksinleri bağlayarak sindirim kanalından emilmelerini önemli ölçüde sınırlandırır. Ayrıca süt, yumurta vb gıda maddeleri ile çıkarılmasını da engellenmiş olur. HSCAS yemlere 5-10 g/kg, kolestiramin 1 mg/kg, bentonit % 2.5-10 oranında katılarak kullanılır.

Biyolojik Yöntemler: Yem ve yem hammaddelerinde bulunan aflatoksinler bazı bakterilerle (Flavobacterium aurantiacum) yıkımlanabilir. Bu yöntem henüz deneme aşamasındadır.

 

 

 

 

Mikotoksin İnfekte Gıdalar
Aflatoksinler kabuklu meyveler, mısır, yerfıstığı,incir, kırmızıbiber, baharat, süt ve süt ürünleri, pirinç kepeği
Sterigmatoksin Tahıllar, peynir
Okratoksin Kahve, tahıllar, şarap, üzüm suyu,bazı şifalı bitkiler

 

KAYNAKLAR;

  • TOKSİKOLOJİ KİTABI
  • Doç.Dr.Paşa GÖKTAŞ ASPERGİLLOSİS.PDF HNH İnfeksiyon Hastalıklarıve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği
  • http://www.ent.iastate.edu/imagegal/plantpath/corn/aspergillus/aspergillus_ear_rot.html
  • http://129.215.156.68/Images/asexual.htm
  • http://www.blog.analtech.com/blog/?Tag=patulin
  • http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/f/f6/Blue_Stilton_Penicillium.jpg
  • http://agronomyday.cropsci.illinois.edu/2002/fumonisin/figure1.jpg
  • http://www.omafra.gov.on.ca/english/crops/field/news/croppest/2006/17cpo06a1f3.jpg
  • http://divinelytoxic.blogspot.com/
  • http://www.atal.tubitak.gov.tr/faaliyet/JGilbert-MYCOTOXINS-IN-FOOD.pdf

BİR CEVAP BIRAK