Ana sayfa Zootekni ve Hayvan Besleme Hayvan Besleme ve Bes. Hastalıkları Kedi ve köpek yavrularının beslenmesi ve yavru mamaları

Kedi ve köpek yavrularının beslenmesi ve yavru mamaları

124
0

YAVRU KÖPEKLERİN BESLENMESİ

Sağlıklı bir yavrunun beslenmesi doğumdan önce başlar. Sperma ve yumurtanın uterusta birleşmesiyle oluşan embriyo, beslenmeye ve gelişmeye başlar. Göbek bağının oluşumunu takiben de anneden besin maddeleri transferi gerçekleşir. Doğal olarak bir köpeğin gelişmesi üzerine etkili üç faktör vardır.

  • Genetik faktörler
  • Besleme
  • Bakım

Doğumu izleyen ilk on-onbeş gün içerisinde yavruların gözleri kapalıdır. Bu süre içerisinde yavrular yalnız süt emerek doğum ağırlıklarının iki katına ulaşırlar. Yavrular görmemelerine rağmen annelerinin memelerini bulur ve emerler aynı zamanda da çok aktiftirler.veteriner hekimler ve köpek sahipleri bakımından yavruların sağlıkları hakkında yapılacak ilk gözlemler, genel kondüsyonları ve gelişme hızlarının izlenmesi olmalıdır. Pratik olarak yavrular emme döneminin sonuna kadar her hafta yaklaşık olarak doğum ağırlıkları kadar canlı ağırlık artışı sürdürürler. Ağırlık artışları ilk haftalarda biraz daha az olabilir.

Yavrunun yaşamındaki ilk 24 saat önemlidir. Bu sırada yavrunun annesini emmesi kesinlikle sağlanmalıdır. İlk emmeyi sağlamak açısından yavru annenin yanına konur ve meme buldurulur. Daha sonra yavru açıktıkça kendisi memeyi bulur ve emer. İlk 24-72 saat içerisinde salgılanan süte kolostrum adı verilir ve kompozisyon itibariyle normal sütten oldukça farklıdır. Kolostrumda büyüme hormonlarıyla bağışıklık maddeleri olan gama-globulinler vardır. Yavrunun ilk 24 saat içersisinde kolostrumu tüketmesi ve özellikle de kendi annesinin kolostrumunu alması temel bir beslenme prensibidir. Bu suretle annedeki bağışıklık maddeleri yavruya geçer ve onu hastalıklardan korur(pasif bağışıklık). Yavrular üç-dört hafatlık olduklarında önlerine ıslatılarak yem konulur. Böylece yavrularının yemlerini koklamaları, yalamaları ve ısırmaya başlamaları teşvik edilir: emme döneminden sonra yavrular değişik formlarda hazırlanmış yemlerle beslenmeye başlanır. Bu sırada diyetlerinde yeni düzenlemer gerektikçe yapılmalı fakat bunun aşamalı bir şekilde olmasına dikkat edilmelidir.

Emme döneminden sonra da yavrulara yine zaman zaman süt verilebilir. Ayrıca buğdaygil ezmeleri, et ve vitamin karmalarıyla yumurta da yedirilebilir. Yumuşak ve sulu olan bu dönemdeki diyet en az %18 protein içermelidir. Kuru yemlere geçildiğinde ise protein düzeyi en az %24 olmalıdır. Üç-dört haftadan sonra yavru köpekler dengeli kuru yemler tüketebilir. Kuru gıdaların yavrulara verilmeden önce sıcak suyla ıslatılması tadını ve kokusunu arttırır. Yemleri partikül büyüklükleri  yavrulara uygun olmalı ve hayvanlar bu arada bazı tek heceli (gel,ye vb..) komutlara alıştırılmalıdır.

Yavru köpeklerin her birim canlı ağırlıları için tüketecekleri yem kuru maddesi miktarı yetişkin hayvanlardan fazladır. Bu fazlalık yavruların büyümelerinden ve aktivitelerinden kaynaklanır. Benzer durum büyüme aşamasındaki genç yavrular içinde geçerlidir. Yalnız mide kapasiteleri günlük ihtiyaçlarını bir öğünde tüketmeyle karşılayacak kadar gelişmediğinden, yavrular yiyeceklerini birkaç öğünde tüketir. 4 ile 10. aylar arasında yavrular sabah, öğlen ve akşam olmak üzere üç öğünde beslenir. Küçük ve orta boy köpeklerde günlük tüketim onuncu aydan itibaren 1-2 öğüne indirilir.

Bu öğün saatlerinin olabildiğince sabit olması ve değiştirilmemesi gerekir. 4 ile 10.aylar arasında sabah, öğlen ve akşam olmak üzere üç öğün yeterlidir. Hayvanlar daha sonra günlük tüketimi tek bir öğünle karşılayabilecek sindirim kapasitesine ulaşırlar. Bununla birlikte günde birkaç  öğün halinde yem verilmesi biçimindeki uygulamaların sürdürüldüğü de görülmektedir. Yavru köpekler 4 aylık olduklarında geçici dişleri dökülür ve süratle 42 adet kalıcı diş çıkar. Diş değiştirme döneminde kuru yemlerin ıslatılarak verilmesinde yarar vardır. Bu arada yumuşatılmamış bir miktar kuru gıdanın da tüketilmesine izin verilmek suretiyle hayvanların dişlerini temizleyebilmelerine imkan tanınmalıdır.

Kalsiyum ve fosfor gibi iki temel inorganik besin maddesinin yavruların diyetinde yeterli ve dengeli bir düzeyde olması gerekir. Çünkü kalsiyum ve fosfor düzeyi düşük mutfak artıklarıyla beslenen yavrularda sıklıkla raşitizm gelişmektedir.

Köpeklerin carnivor oldukları bu nedenle de yalnız etle beslenmeleri gerekli kesinlikle düşünülmemelidir. Dana bifteği gibi kaliteli bir etle üç hafta beslenen büyüme sürecindeki köpeklerin sağlıklarının bozulduğu, etle verilmesine daha uzun süre devam edilmesi halinde ise hayvanların öldüğü görülmektedir. Köpeklerin karbonhidrat gereksinimleri de vardır ve bunu bisküvit ve ekmekten karşılayabilirler. Köpeklerin diyetlerinde bulunması gereken protein düzeyi  %24 kadardır. Bunun etle karşılanması şartı yoktur. Protein gereksinimi  balık, tavuk, peynir, soya ve yumurtadan karşılanabilir.

Köpeklerin enerji gereksinimleri pratik olarak kendi ağırlıklarındaki insanların ki kadardır. Enerji gereksinimi aktivite, yaş ve çevre ısısıyla değişir. Küçük köpeklerin (2.7 kg’a kadar) günde yemleriyle almaları gereken enerji 300 kaloridir. Bu 11.25 kg ağırlığındaki Cavalierlerde 800, 31.5 kg ağırlığındaki Boxerlerde 1600 ve Danua gibi büyük köpeklerde ise 2800-3000 kalori kadardır.

Köpeklerin enerjilerini sarf edecekleri aktiviteyi gerçekleştirmek için egzersiz imkanı sağlanmalıdır.

Temelde köpeklerin şekere ve tatlıya gereksinimleri yoktur. Kimi zaman yumuşatılmış etlerin şekerle bloklar oluşturmak suretiyle korunması yoluna gidilmekte ise de bu gibi yemlerin uzun süre verilmeleri yağlanmaya ve diabete neden olmaktadır.köpeklere değişik diyetler verilmek suretiyle gerçekte faydalı olan ve hayvan tarafından iştahla tüketileni seçmek en doğrusudur. Evde insan gıdası olarak tüketilen ve iyi bir karbonhidrat kaynağı olan patates ara sıra köpeklere verilebilir. Köpekler havuç, yeşil sebzeler ve karpuz gibi bazı meyveleri de hoşlanarak tüketirler. Köpekler vücutlarında C vitaminini sentezleyebildikleri için taze meyveye de gereksinim duymazlar. Bununla birlikte ağaç çileği, böğürtlen ve elma verildiğinde de reddetmezler.

Kırılmadan temizlenmiş ve pişirilmiş ilikli kemikler, hayvanlarda dişlerin temizlenmesine ve çene kaslarının çalışmasına faydalıdır. Balık kılçıklarıyla tavuk ve tavşan kemiklerinin sindirim sistemine takılmaları ve batmaları istenmeyen rahatsızlıkların meydana gelmesine neden olacağından tercih edilmemelidir. Köpeklerin yem ve su kapları ayrı ayrı olmalı ve sulu gıdaları tüketmedikleri takdirde 20 dk sonra önlerinden alınmalıdır. Köpeklerin eğitimi bakımından yemlerini aynı yerde ve aynı zamanda tüketmelerine dikkat etmeli yemlerini değişik yerlere taşımalarına fırsat verilmemelidir.

YAVRULARIN ANNEDEN AYRI BESLENMESİ

Annelerinden ayrılmış ve süt ikame yemleriyle beslenen yavrular anne yanında büyüyen yavrular kadar hızlı gelişemezler. Bununla birlikte tecrübeli ellerde birkaç ay içerisinde bu gibi yavruların da sağlıklı bir şekilde büyüyüp iyi bir gelişim gösterdikleri ve sosyal davranışlarının da normal olduğu görülmüştür.

Anne, yavrusuna; ısı, nem, bakım, güven ve süt sağlamasının yanı sıra yalamak suretiyle dolaşım ve boşalttım sistemleri içinde uyarım sağlar. Bu nedenle annelerinden ayrı kalan yavrular için öncelikle sıcak, nemli ve temiz bir ortam sağlanmalı ortamda hava sirkülasyonu olmamasına dikkat edilmelidir. Bu tip büyütme koşullarını sağlayabilen sert plastikten yapılmış inkübatörler vardır. Yavru lambayla ya da havluya sarılmış termoferle ısıtılabilir. Lamba altında çok ısınan yavruların daha az ısınan yerlere gidebilmelerine fırsat verecek genişlikte bir ortam hazırlanmalıdır. Kutu içerisindeki ısı, köpeğin boyu hizasına asılacak termometre ile izlemelidir. Annesi olmayan yavru köpeklerin ilk iki üç hafta içerisinde birbirinden ayrı bakılmaları enfeksiyon riskini azaltması bakımından yararlıdır. Bu uygulama ile birlikte bakılan yavruların birbirlerinin kulak, kuyruk, ayak ve genital organlarını yalamarı ve emmeleri de önlenmiş olur. Yavru köpeklerin ilk haftalar için gereksinim duydukları ortam ısısı daha yüksektir ve yavrular büyüdükçe ortam ısısı azaltılır.

YAVRULARA NE YEDİRİLMELİ

Anne sütü yavruların tüm gereksinimlerini karşılamaktadır. Anne sütü olmadığında süt ikame yemleriyle gereksinimler karşılanmaya çalışılır. İnek sütünün protein, yağ ve karbonhidrat miktarlarıyla köpek sütü karşılaştırıldığında önemli farklılıklar olduğu görülmektedir. Köpek sütünde kalorinin büyük kısmı yağdan karşılanır. Laktozun enerjiye katkısı azdır. İnek ve keçi sütünde ise laktozun sağlamış olduğu enerji payı daha fazladır. Buna rağmen inek sütüne bazı ilaveler yapmakla örneğin yumurta sarısı katılmakla besin maddeleri miktarı köpek sütüne yaklaştırılabilir. Bu yeni kompozisyon kantitatif olmasa da genelde kalitatif olarak yavrular için daha uygundur.

Annelerinden ayrı büyütülen yavrular için bu dönem çok önemlidir. Hastalıklara karşı duyarlı oldukları unutulmamalıdır. Midenin kapasitesi her kg vücut ağırlığı için 50 ml dir. Özel emzikli süt şişeleri bu dönemde kullanılabilir. Yavruların sindirim sisteminde oluşan gazı çıkartmak için karınlarına yumuşak sıcak bir havlu ile masaj yapılır.

İlk hafta içerisinde yavrunun tüketimi canlı ağırlığının günlük olarak %10 unu aşmamaktadır. Sağlıklı yavrular sütlerini iştahla tüketirler. Yaklaşık 400-500 gr canlı ağırlıktaki yavrular bir öğünde 12-15 ml süt ya da ikame yemlerden hazırlanmış süte gereksinim duyarlar.aşırı beslemenin bir yararı yoktur ve aşırı dolu sindirim sistemi diareye yok açar. İlk günler için yavruların 4 öğün beslenmeleri uygundur. Besleme amacıyla uykudaki yavruların uyandırılmaları doğru değildir. Çünkü yavrular en az beslenme kadar uykuya da ihtiyaçları vardır.

Sütten kesilmiş yavruların, 1 yaşına kadar besleme programı örneği

  1. Sütten kesimden 8 haftalık yaşa kadar:

Sabah: 250 g süt, 1 yumurta, 5 parça şeker veya 5 çay kaşığı

pudra şekeri

Öğle: Et (60 g), ekmek, sebze

İkindi: Sabah kahvaltısı tekrarlanır.

Akşam: Öğle öğünü tekrarlanır.

 

  1. 8 haftalıktan 5 aylık yaşa kadar:

İki hafta kahvaltı tekrarlanır, sonra yumurta kesilir, süt ve et

miktarı (100 g) artırılır.

 

  1. 5 aylıktan 1 yaşına kadar:

Et miktarı (250-400 g) artırılır.

Yavrulara verilecek süt miktarı ve öğün sayısı

 

Doğum ağırlığı, g                     250-350       450-500              >500

ilk 2 gün; Öğün sayısı                     8               8                             8

Bir öğünde süt, ml                          12           12                           12

 

3-7 gün; Öğün sayısı                      6                6                              6

Bir öğünde süt, ml                        20              30                          40

 

8-16 gün; Öğün sayısı                     5               5                             5

Bir öğünde süt, ml                         35               50                         70

 

>16 gün; Öğün sayısı                       4              4                             4

Bir öğünde süt, ml                         60             70                          120

 

YAVRU KEDİLERİN BESLENMESİ

Yavru kediler çoğu 100-120 gr arasında olmak üzere, 80 ile 140 g arasında doğum ağırlığına sahiplerdir ve yaşamlarının ilk dört haftasında beslenmeleri bakımından tamamen anne sütüne bağımlıdırlar. Yavrular dört haftalık yaşta doğum ağırlıklarının yaklaşık üç katına ulaşırlar ve çevrelerinin farkına varmaya başlarlar. Bu yaştan sonra anne sütüne ilaveten başka gıdalarda verilerek yavaş yavaş sütten kesilmeye başlanabilir. Sindirim sistemi bozukluklarından sakınmak için birdenbire sütten kesme uygulanmamalı ve sütün yerini diğer gıdalara terk etmesi tedricen sağlanmalıdır.

Her ne kadar anne sütü yerine ilk defa verilen gıdalar yine süte  dayalı olsalar da 4 haftalık yaşta yavrulara annelerinin yediği gıdalardan yeme fırsatı tanınmalıdır. Buna yönelik olarak kıyma, ince doğranmış etli ve sulu gıdalar verilebilir. Zaten yavru kediler ilk önceleri bu gıdaları çok az miktarda tüketeceklerdir. Bu amaçla hazırlanmış özel ticari mamalar da mevcuttur. Sütten kesimde kullanılacak ideal gıda anne sütünküne benzer enerji yoğunluğuna sahip olanıdır. Erişkin bir kedi her kg canlı ağırlığı için 70-90 Kkal enerjiye ihtiyaç duyarken sütten kesilmekte olan bir yavru 260Kkal enerjiye ihtiyaç duyar. Bu dönemde yavru kediler kuru gıdaları yemekte güçlük çekerler.

Çoğu zaman anne kediler yavrularını 7-8 haftalık oluncaya kadar emzirirler. Bu yaşta yavrular gereksinimlerinin %80-90’ ını anne sütü dışından karşılıyor hale gelmelidir. Sekiz haftalık sütten kesilen yavru yaklaşık 600-1000 g vücut ağırlığına sahiptir. Altı aylık yaşta  erişkin ağırlıklarına oldukça yaklaşırlar ve bir yaşına ulaştıklarında erişkin ağırlılarına ve erişkin dönemdeki enerji  gereksinimlerine ihtiyaç duyarlar. Yavrular büyüme dönemi sırasında uyudukları zaman dışındaki süreyi neredeyse tamamen oyunla geçirirler ve çok aktiftirler. Bu aktivitelerine ilaveten hızlı vücut ağırlığı artışına sahip olmaları da enerji gereksinimlerini yükseltir. Bu dönemde yavru kedilere sindirilebilirliği yüksek ve lezzet bakımından iştahla yedikleri diyetler yiyebildikleri oranda verilmelidir. Yavruların beslenmeleri ve vücut kondüsyonları takip edilmeli ve yağlanmaya izin verilmeyecek şekilde bir beslenme uygulanmalıdır.

MAMALARA GİREN HAMMADDELER

Protein kaynakları:

Dana eti, piliç, piliç yan ürünleri, kanatlı unu, kanatlı yan ürünleri unu,kurutulmuş yumurta, balık, balık unu, et-kemik unu, et yan ürünleri, et unu, kuzu eti, kuzu et unu, tavşan, domuz eti, koyun eti, at eti, mısır gluteni, soya unu, soya küspesi, yonca unu, kurutulmuş bira mayası,keten tohumu küspesi, buğday germi

Karbonhidrat kaynakları:

Mısır, pirinç, buğday, yulaf, arpa, havuç, keten tohumu, melas, bezelye, patates,  pancar posası, pirinç kepeği, elma posası, domates posası, soya kabukları, yerfıstığı kabukları, turunçgil posası, yulaf kepeği, buğday kepeği ve selüloz

Yağ kaynakları:

Memeli ve kanatlı yağları, mısır yağı, ayçiçeği yağı, soya yağı

Mineral kaynakları:

K klorid, Ca karbonat, dikalsiyum fosfat, monosodyum fosfat, Mn sülfat, Mn oksit, Cu sülfat, Cu oksit, Zn oksit, Na selenit, K iyodit, Fe sülfat, Co karbonat

Vitamin kaynakları:

Kolin klorid, hayvansal sterol, alfa tokoferol, tiamin, tiamin mononitrat, niasin, Ca-pantotenat, pridoksin hidroklorit, riboflavin, folik asit, biotin, menadion dimetilprimidinol, viatmin A asetat, vitamin B12

Katkı maddeleri:

Antioksidanlar: BHA, BHT, ethoxyquin, Vitamin C, Vitamin E, biberiye yağı, Sarımsak

Kalıplaşmayı engelleyici maddeler, antimikrobiyal maddeler, renklendiriciler, koruyucular, nem çekiciler, emulsifiyerler, katılaştırıcılar, formulasyon yardımcıları, mayalanma katkıları, lubrikantlar, besleyici olmayan tatlandırıcılar, besleyici tatlandırıcılar, oksitleyiciler ve indirgeyiciler, pH’yı kontrol eden maddeler, şelat yapıcı maddeler, solventler, taşıt maddeler,stabilizerler, koyulaştırıcılar, yüzey gerilimini azaltan maddeler, sinerjik etkili maddeler, kıvamlandırıcılar

MAMALARIN SINIFLANDIRILMASI

  • KURU MAMALAR

Arpa, buğday, darı, mısır, et kemik unu, iç yağı, tuz, vitamin, mineral premiksleri gibi maddeler karıştırılır. 16’lık elekten geçirilerek öğütülür, bundan sonra arzu edilen şekilde ve büyüklükte pişirilmiş bir parça haline dönüştürmek için extruder adı verilen cihaza sevk edilir. Kullanılan buhar ve suyun etkisiyle prese edilip belirli bir kalıptan geçirilmesi esnasında hammaddeler daha homojen bir görünüme girer.

Buna ilaveten sürtünme, kırılma, ısı ve extruder bölmesindeki basınç nedeniyle materyal jelatenize olur. Extruder haznesinin sonunda bulunan deliklerden yem maddesinin çıkarak atmosferik basınca maruz kalması, materyalin genişlemesine ve hacminin artmasına yol açar. Bu materyal deliklerden çıkarken şekillenir, boyut kazanır ve sonrada dönen bir bıçakla istenilen uzunlukta kesilir.

Kuru mama ağırlıklı beslemede hayvanların su ihtiyacının göz önünde tutulması gerekir.

 

2-YARI SULU MAMALAR

Kuru mamaların hazırlanma tekniği olan ekstrüsyon işlemi yoluyla pişirilmiş ürünlerdir. Kuru mamaların hazırlamasında kullanılan maddelere ilaveten sıvı hayvansal ürünler süt, yumurta, et, yağ v.b ekstrüsyondan önce karıştırılır. Karışımın oranı firmalara göre farlılık gösterir. Bu oran %80 kuru + %20 yaş – %50 yaş + %50 kuru değişim sınırlarında değişir.

3-KONSERVE VEYA SULU MAMALAR

Bu tür yiyecekler beslenme yönünden komple bir diyet olarsak yahut ek olarak formüle edilebilirler. Yüksek miktarlarda hayvansal  ürünler, deniz ürünleri, tahıllar, katı-sıvı yağlar mineraller ve ilave vitaminler ihtiva ederler. Kuru ve yarı sulu mamalara nazaran yağ ve proteinleri daha yüksektir. Genelde ödüllendirme yiyecekleri olarak kullanılırlar. Rutubet oranının yüksekliğinden dolayı (%72-78) bozulmayı önleyici kuru maddeler ilave edilir.

4-BİSKÜVİLER VE ÖDÜL ÇUBUKLARI

Bu tür yiyecekler köpekler için uzun yıllardan beri kullanılmaktadır. Köpekler ile sahipleri arasındaki bağları güçlendiren yiyecekler olarak da tanımlanırlar. Yapımlarında geleneksel hamur oluşumu bu hamurların uygun bir şekilde kesilmesi veya kalıptan geçirilmesi son olarakta pişirilmesiyle elde edilirler.

Ödül çubukları besin madde kapsamları ve yapıları bakımından çok çesitli ham maddeleri içerirler. Bunlara örnek olarak üzüm, bal, polen, yağ, şeker, çeşitli mineral tuzları v.b verilebilir.

5-SOSİS VE SALAMLAR

İçeriklerinde %45-55 rutubet bulundururlar. Bu ürünler ağırlıklı olarak et ve et yan ürünlerinden yapılırlar. Daha az olarak tahıl ve yan ürünlerinden de istifa edilir.

Mamalara bu ticari tanımlamalar haricinde metabolik hastalığı olan hayvanlar için hazırlanan mamalar da eklenmelidir. Yalnız veteriner kliniklerinde satılan bu mamaların ya yalnız bir tedavi sırasında tedaviye destek sağlamak amacıyla ya da tüm hayatları boyunca hayvanların daha uzun ve kaliteli yaşam sürdürmeleri için yemeleri gereken içerikleri çok özel ve ayrıntılı, üzerleinde özel rumuzları bulunan malardır.  Örneğin g/d ( geriatric/diet): yaşlı köpekler, endokrin yetersizlik, renal ve konjesif kalp hastalıklarında olduğu gibi..

KAYNAKLAR

1-Köpek ve Kedilerde  beslenme hastalıkları ve klinik besleme

Prof.Dr. Ahmet ERGÜN, Doç.Dr. Ö. Hakan MUĞLALI

2-Köpek ve kedi iç hastalıkları reprodüksiyon ve besleme

Doç.Dr. Nilüfer AYTUĞ, Doç.Dr. H.Melih YAVUZ, Doç.Dr. M.Kemal SOYLU

3-Hayvan besleme ve beslenme hastalıkları

Prof.Dr. Mustafa SARI, Prof.Dr. i. Halil ÇERÇİ, Prof.Dr. Suphi DENİZ ve diğerleri

4-Türkiye yem sanayicileri birliği yem magazin aylık dergisi

5-www.selcuk.edu.tr

BİR CEVAP BIRAK